Kitap Ayraçları

Babalarını sevmeyen kızlar, kitap ayracıdırlar hayatın. En belirgin özellikleri babalarını sevmemeleridir. Belli bir zaman diliminde ya da dilli bir zaman beliminde. Öylece değil, gerekli görüldüğü için serpiştirilirler bir kitabın içine. Kısa olanları vardır; kendince öyküleri olan. Ama asla cin ali…

Atlı Karınca

babama… Bir varmış bir yokmuş Pireler berber develer tellal iken, Ellerime yapışan şekerim henüz taze Oyuncaklarım düşlerimde gezinirken. Tırmandığım ağaçlarım Bitmeyen sokak oyunlarım Denizlere doyamayışım Ve ilk bisikletim… Kanayan dizimi üfleyişin Saçlarımda özlediğim şefkatin Ellerinde kaybolan küçük parmaklarım. Ve sen……

Onbir Lira seksen Kuruş

Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Yaşlarımı meraklı gözlerden saklayıp evde akıtmaya karar verdim ve dudağımı ısırarak metroya bindim. Tıklım tıklımdı her zamanki gibi. İlk durakta inen yolcuların birinin yerine tünedim. Mutsuzca dışarıyı seyrediyordum. Beş durak boyunca yeraltında gidecektik. Pencereden bir…

Benim Güzel Fiyaskom

İhtimallerin arkasına saklanıp duran, varlığını sorgulamaya kalkışmadan bütün gün mutfakta patates soyan, kirlenen camları silmek için o artık içine giremediği kırmızı elbisesini kesen, bayatlamış ekmekleri inatla yumurtaya bulayıp kızartan anneme göre ben aptalın tekiyim. Aptal olmanın birinci şartı mutsuz olmak…

Ve sana Ahmet abi

“Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar Mendilimde kan sesleri.” Sokakta her gün yanından geçtiğimiz insanlardan hiçbir farkı yoktu aslında… İştahla kahvaltı ederken kafamı kaldırdım ve göz göze geldik. Yorgun yeşil gözlerinde…

Suçlu Ampuller

 Babamın küfretmesine hiç alışık değildim. O akşam eve gelince ilk defa küfretmişti. “Hangi hayvan oğlu hayvan şu binanın girişinde ki ampulü patlatıyor” dedi. Bizim apartmanın girişi içerideydi genelde zindan kadar karanlık olurdu, o yaşlarda akşam ekmeğe gitmek ile korku filmi…

Çiçili İdris (II.Bölüm)

Bölüm 1 için tıkla Galata Semtindeki Zahireciler Çarşısı, kapak taşlarından örülü genişçe bir sokağın her iki tarafında birbirlerine yaslanmış gibi duran büyüklü-küçüklü, iki katlı ahşap dükkanlardan oluşur, dükkanların zemin katlarında, toptancı esnafın perakende müşterileri için sergiledikleri açık zahire çuvalları bulunurdu.…

Kırmızı Kadın ve Birkaç Bilindik Acı

Tırnak etlerimi koparmamak için oturduğum, öne ve arkaya doğru sallanan sandalye artık yok. Geçen cumartesi perdeleri asarken yolun başında bir hurdacı gördüm ve o paspal halime aldırış etmeden inip sandalyeyi alıp almayacağını sordum. “Çok bir şeyi yoksa alırız abla” cevabını…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.