Çevirisi Özdemir Nutku‘ya ait olan ve ilk gösterimi geçtiğimiz ay Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından Cüneyt Gökçer Sahnesi‘nde gerçekleştirilen oyun, Andrei Borisov rejisi ile seyirciye sunuldu. Toplam 27 oyuncunun rol aldığı, 2 perdelik ve 180 dakikalık Romans türündeki oyunun Dekor tasarımları…
Nil Kadar Amazon Kadar
Belki üzülüyorsun Bazen isyan ediyor, ağlıyorsun Tutunmaya çalıştığın dallarını kırıyorlar belki Umudunu solduruyorlar karanlık yürekliler… Tertemiz duyguların, sevdaların var Hayallerin nil kadar amazon kadar ırmak, Hislerin, niyetin ırmak kadar berrak Ve kıyısında insanlar var ırmağının, tutan ellerinde kir Atıyorlar kıyına…
Bugün de Gitme
Bekle… Hala… Orada mısın? Dinliyor musun sözümü ısrarla? Beklemeye devam edecek misin? Gel… Hiçkimse bilmeden gelmelisin Sisli sabahların içinden Kendini göstermeden, sessiz ve sakin Yıpranmış sayfaların anlattığı hikayelerdeki gibi Sevginin doğduğu yerden Güneşin doğduğu saatlerde girmelisin evime. Altını çizdiğin cümlelerin…
Aşk
Gözlerinin yeşili bulutlandı soğuk bir griye çaldı, perde inmiş gibi birdenbire sönükleşti gözünün feri. Ellerini koyacak yer bulamıyor, kıpırdanıp duruyor iskemlede , tedirgin , üzgün mü? Keşke söyleyeceklerini bilmesem, tahmin etmesem. Kırılma anı; içimde kapladığı yer küçülecek birazdan ve hiçbir…
Ağlayamıyorum
Zoraki savaşmıştık biz her defasında Çok içmiş çok çalışmış çok sevmiş çok sevişmiş Ama her defasında peyderpey bunların hepsi bitmiş Oturmuş bir dalgakıranda sonra Kahpe dünya diye haykırmış ve patlatmış klişeyi Duymayı unuttuğum kulaklarımda Hoşgeldin desen suçlusun, gelmedin desen bin…
Geçmeyecek Ama Bitecek
Geçmeyecek ama bitecek. Göreceksiniz. Hangisi geçti “geçti” dediklerimizin gösterin. Gösteremezsiniz. Ama her şey kendi lâyığını bularak bitti. İnancımız geçmedi ama kişiye özel bitti. Sevmekten asla vazgeçilmedi ama her gün yüzlerce kişinin solundaki sevgi bitti. Unutmak hiç geçmedi ama hatırlamak terk…
Sonsuza Akan Çizgi
mimlenmiş dilim konuşamıyorum eksik nefesler doluyor ciğerime vazgeçmek yanlış yol görüyorum son sigaramı çekiyorum beynime kör olmuyor şarkılar ve dinlenmiyorum kırılıyor kaburga direkleri kemerimde ince bir sızı kan akmıyor hücrelerimde soğukluğum sayı doğrultusundan sonsuza doğru akan çizgi kayboluyor dokunuşların tenimde…
İkide Bir
Kucağına bıraktım yalnızlığımı Ekran parlaklığı sıcaklığında dolaşıyorum teninde Gözlerine doluyorum bir su bardağından Uyuyakalıyorum, yalnızlığımı bıraktığım yerde. Dört duvar arasında her adımın üstünden geçiyoruz Bastığın her yerdeyim Döktüğün saç telindeyim İkide bir Seni keşfetme meşguliyetindeyim. Durdurulamasa da saatler, unutulabiliyor anlık…