Devam ederken…
Neyse arkadaşlar ben o gezegenden ayrıldım, sağ olsun bilim kankalarım bana güzel bir araç tahsis etmişler. Gel gör ki canım kahve çekti, lakin makine yok kalktım dışarı çıktım elbiseleri giyip böyle astronot falan gerek yok tabii. Yeşilli şeyhlerden biri benim Polat Alemdar yüzüğüme okudu üfledi, artık uzayda da dolaşabiliyordum. Bizim geminin arkasındaki motordan suyu ısıtıp geri döndüm, açtım klasik müziğimi tam kahve falan içiyordum. Gemide otomatik pilotta tabii, atlama yerine giderken sağdan bir gemi bindirmez mi. Geminin önü affedersiniz şey başı gibi mantar. “Olum noluyoruz lan” demeye kalmadan bunlar baktım iki gemi arasına yol kurdu gelip kapıyı açmaya çalışıyorlar.
Sabahlığımla kapıyı açtım “genşler hayırdır” dememle üstüme çullandılar, ben tabii böyle eli bir kaldırdım yaba geldi 2 buna 3 ona derken “noluyoruz lan insan bi selamın aleykim deyü Allah’ın selamını verir” dedim.
İçlerinden biri “abi kusura bakma bilemedik insan olduğunu” dediler. Meğersem bunların sistemindeki güneş çökmüş güneşe bomba atmaya gidiyorlarmış. “Olum günahtır yazıktır belki yaşayan birileri vardır niye bomba atıyorsunuz” dedim “abi yoksa hepimiz ve gezegendekiler ölecek” demezler mi. Tam o esnada arka planda çalan Chopin duygulandırdı beni “neyse size yardım edeyim” dedim.
Bindim gemilerine benim gemiyi de arkaya halatla bağladık maksat yemesin mazottan. Bunlarda bir ibnelik havası sezdim böyle durgunluk falan elimi masaya vurduğum gibi hepsi şok oldu, “n’oluyor lan burada, kalkın öpüşün canımı sıkmayın, zaten seferiyim oruç tutmadım sevap pointler gitti beni dellendirmeyin” dedim. Meğersem daha önce bir gemileri yola çıkmış fakat daha sonra irtibat kesilmiş, aynı şey bunların da başına gelirse bütün gezegen şapa oturacakmış, gezegen gittikçe soğuyormuş.
“Olum kalorifer açın, battaniye alın yok mu sizin battaniyeniz” dedim. İsterseniz Hades’e deyim size lav akıtsın. Zeus ateş de yollayabilir” falan dedim. “Yok abi öyle olmaz” iyi o zaman deyip devam ettik yolculuğa.
Tam bana verilen odaya çekilmiş kendimi dinlenmeye almışken bir bağrışma koptu içerde o heycanla yerimden fırladım kaptan köşküne yetişince boxerla geldiğimi fark ettim, esmer çekik gözlü kızımızı beni keserken yakaladım yanına gidip, “sonra ilgileneceğim ben seninle” deyip kaçtım. Meğerse ilk gemiden sinyal almışlar. “Yürüyün gidiyoruz” dememe kalmadan Çinli lavuk yanlış rota vermez mi? Gemi yanmaya başladı hemen bir bardak suyla kalkanı çekip, “çekil lan kenara” diye artisliğimi yaptım. Tokadı patlatmayı da ihmal etmedim. Gemi kontrol altına girince “Allah razı olsun sen evliya bir abiye benziyorsun” deyip sıraya girmezler mi? “Dağılın lan” dedim, o anda diğer gemiye yanaştık.
Neyse ilk geminin boyutu hayvan gibi, affedersiniz onun da başı şeye benziyor, mantara. Çıktık gemiye öyle gezdik dolaştık. İbnenin biri internetten porno indirirken virüs bulaştırmış otomatik pilota. Onun da sistemi yanmış sonra hepsi ortadan kaybolmuş.
“Bu gemiden adam olmaz işe yarar şeyleri alın da geri dönelim“ derken, bizim hol patlamaz mı! Bu işte bir ibnelik var dedim. Hemen yanıma fizik profesörü genç çocuğu aldım. Bizim gemiye geçtim. ”Oksijen falan tükeniyor abi napcaz, nasıl yetişcez?” dedi yeğen. “Sen merak etme” dedim.
Biz gemiye binerken öbür geminin manyak kaptanı da binmiş. Adam güneşe bakmaktan kafayı yemiş, güneş gözlüksüz bakıyormu . Bizim elemanlardan birini kesmez mi elma pıçağıyla!
Neyse kayboldu gitti ibne gemi içinde. Biraz zaman geçti. Çekik gözlü, esmer hatun, ”Ben korkuyorum“ diyerek odama geldi . Tam uyuması için hikaye anlatırken yanlışlıkla seviştik. Aradan biraz zaman geçti ki bir baktım, biri yine anasını kaybetmiş dana gibi bağırıyor. Bu manyak herif, bizim elemanlardan birini daha kesmiş. “Sokarım böyle işe!”. Babadan kalma pıçağı çıkardım, yabayı açtım. Olabildiğince bağırdım:
“Gel ulan Allahsız!”
Ses yok. Odaya döndüm, benim kızı da kesmiş. Bir sinirlendim bir sinirlendim. Bir baktım bardaktaki sular taşıyor falan. ”Gidin getirin lan bana bu ibneyi” dedim. Hop! Sular getirdi. “Oğlum bu pıçağı bir saplarım, anan acısını hisseder.” dedim ve bana saldırdı. Açtım yabayı, geçirdim ciğerine. Attım uzay boşluğuna ibneyi.
Gittim. ”Yeter lan! Sevdiceğim de öldü. Yolla şu bombayı “dedim.
Hatta sulara da: “Gidin, öbür bombayı da yollayın güneşe. Bir işe yaramıyorsa tam patlasın ibne oğlu ibne.” diye emrettim.
Bombalar, sönmeye yüz tutmuş yıldıza doğru yol alırken “Haydin arkadaşlar geri dönüyoruz” dedim.
Geminin psikoloğu da kafayı yemiş ”Yok abi. Ben güneşe bakıp öleceğim” dedi. Ananı avradını deyip tokadı bir çektim, kendine geldi. “Olum delilerle uğraşa uğraşa sen de mi deli oldun? Bak, bizim mahallede bir çocuk vardı, sonu kötü oldu. Hades’e yolladık, şimdi tuvalet temizliyor” dedim.
Gidip halatı çözdüm. ”Hadi arkadaşlar, sağ salim eve varınca beni çaldırın” dedim. Bindim gemime, birkaç yüz bin insanı daha kurtarmanın verdiği sevinçle yoluma koyuldum.
Tu bi kontinyıd.