Parmak izlerim eskiyor duyumsadıkça
Kendi kendime düşünceler içerisinde
Konudan konuya atlıyorum
Atmak istediklerim kapıda birikti
Tin hisseder değince dizlerime dizleri
Fırtınalar kopuyor ve bastırıyor yağmur
Ben hâlâ sığınacak tenteler arıyorum
Hiç durmadan koşuyorum ıslanmamış gibi
Vardığım yerde her şey karanlıkta saklanıyor
Saçlarım ıslak ve balkonum kirli
Durduk yere havlular ıslanıyor
Hiç sebebi yokken susuyorum.
Tanrının buruşturup attığı kâğıtlar
İnsanın kader taslağıydı belki de
Kiminin paralel evren sandığı dev çöplük
Yırtılmamış eskizler ve not defteri
Ve raftan devrilen dosyalar
Birbirine karışıp yarım kalmış hayatlar.
Güneş başka bir meridyende doğuyor
Uykum uykusuna yenik düşük
Saçları alnımda medeniyet kuruyor
Bozkırın ortasında bir meyve düşüyor ağaçtan
O düştüğü yerde
Diğerleri dallarında kuruyor
Yağmuru bir de ona sor
Düşüşleri ve yalnızlığı
Doğduğu yerde yok olmayı
İmkânsızlıkları…
Ben hâla sığınacak tenteler arıyorum
Burası dev bir çöplük ve raftan düşüyorum
Bu düştüğüm yerde
Hiç sebebi yokken susuyorum
Yağmur birikiyor avucumda
Hiç durmadan içiyorum
Ne meyveyim bir ağacın dalında
Ne de yere çakılmış kuruyorum
Saatlere bakmadan
Hiç alarm kurmadan
Gece gündüz ayırmadan
Şurada burada
Her şeyin ortasında
Dizlerinde uyuyakalıyorum.
Sayı: 72