Hepiniz kendinizce in/sandınız Doğruya uzak, hep uzağa yakındınız Sorsak iyi in/sandınız Geçmişi geleceğe geleceği geçmişe yakındınız.
Ruh Yansıması
“Bana hiçbirşey bırakmadın…” diye haykırdı soluk benizli adam. Yılların haykırışıydı bu anladığım kadarıyla. Zamanı ayaklar altına alan, Geçip giden günlere duyulan bir öfke, Ağız dolusu küfür ve aşkla hem de… *** Zamanın sabırla eskittiği, ahşap, her daim tatlı bir tonda…
Sonsuza Akan Çizgi
mimlenmiş dilim konuşamıyorum eksik nefesler doluyor ciğerime vazgeçmek yanlış yol görüyorum son sigaramı çekiyorum beynime kör olmuyor şarkılar ve dinlenmiyorum kırılıyor kaburga direkleri kemerimde ince bir sızı kan akmıyor hücrelerimde soğukluğum sayı doğrultusundan sonsuza doğru akan çizgi kayboluyor dokunuşların tenimde…
Poseidon’un Maceraları (III.Bölüm)
Pirivisliy on Pıseydın advençır “Gidip yemyeşil ağaçlardan birinin altına uzandım… Tu bi kontinyıd.” Ağacın dibinde uykuya dalmış nefis bir uyku çekerken birden birilerinin yaklaştığını hissedince doğruldum. Karşımda taş gibi bir hatun gözlerini bana dikmiş duruyor. “Sen kimsin bre zındık” demeye…
İkide Bir
Kucağına bıraktım yalnızlığımı Ekran parlaklığı sıcaklığında dolaşıyorum teninde Gözlerine doluyorum bir su bardağından Uyuyakalıyorum, yalnızlığımı bıraktığım yerde. Dört duvar arasında her adımın üstünden geçiyoruz Bastığın her yerdeyim Döktüğün saç telindeyim İkide bir Seni keşfetme meşguliyetindeyim. Durdurulamasa da saatler, unutulabiliyor anlık…
Kararsızlık
Hep kuş olmayı isterdim; Çünkü ben bir insanım. Eğer kuş olsaydım, İnsan olmayı isterdim. Madem kuş olamıyorum, O zaman; Onlar gibi uçmayı öğrenmeliyim…
Dokuzdolanbaç (VII.Bölüm)
“Zaman her şeyi katar önüne süpürür götürür derler, bazen dedikleri gibi de olur lakin zamanın süpürmeyi beceremediği şeyler de vardır yeryüzünde mesela sağ elini sinir zedelenmesi yüzünden kullanamayan bir adamın kini” Fırfıro Kemal otuz sekiz yaşından sonra sol elini kullanmayı…
Hürriyet
Odanızda iseniz yatağınıza, salonda iseniz kanepenize uzanın ve kapatın gözlerinizi… Yakın çevrenizin sizi sıkan, boğan, çocukluk günlerinizden bu yana zihninizi kuşatan ve dilediğinizce düşünme, hareket etme olanağı tanımayan dayatma ve yönlendirmelerinin hiç var olmadığını farz edin. Düşlediğiniz, özlemini çektiğiniz, yürümek istediğiniz…