Kirmende Sıla Gezer

Firdevs pencere dibindeki somyanın ucuna eğreti oturmuş, kirmeniyle yün eğirirken ara verip kefen parasını saydıktan sonra çıkınına sarıp, kuşağına sıkıştırıyor. “Neyse,” diyor. “Yarın öldüğüm yok ya. Yeniden biriktiririm.” Ara sıra dışarıdan sesler duyuyor, merakla kafasını kaldırıp geçenleri tanımaya çalışıyor. Gerçi…

Zamansızlar

Küresel yıkım zamanlarının çok sonrasında muhtemel atide, okyanuslar ötesinde, bulutlar içinde Ülda denilen bir hava adası vardı. Yapay anti kütle çekimi ile havada asılı gibi duran, metal alt kubbesiyle yarım dünyayı andıran bu yerde, yaşam yüzeyden yüzlerce metre yüksekte “gökfüze”…

Islak Mavi Mektup

“Yalnızlığı iliklerimde hissetmek” tam olarak yaşadığım bu muydu? İnsanın mutluluğun formülünü yazacakken, tüm ailesini ve sevdiğini kaybetmesi yerle bir olmakla eşdeğerdi. Tüm iç organlarımın birbirinden ayrılıp, bağımsız çalışmak istemeyişini anlayabiliyordum. Bütün hayatta kalma çabam boşunaydı. Allah’a olan inancım intihar girişimlerimi…

Sabun Kışı

“Ve ağaçta ince bir dal hala sallanıyordu, habersizmiş gibi hüznümden; görmezden gelerek düşüşümü.” Bugün günlerden cuma. O gün de cumaydı. Dışarıda tipi var. Rüzgâr yeryüzünü dövüyor ve bağırıyor ulu orta. Yaşım küçük olsa, dışarıda hayaletlerin yaşadığına inanırdım. Yaşım büyük. Bu…

Kalıp İnsan Manifestosu

Kalıp insanların manifestosunu okuyorum. Pipomun aldığı kadar koyduğum tütün, artık korkutmaya başlıyor beni. Yavaşça su damlası gibi süzülen gözlüğüm takılı kaldı, burnumun ucunda. Bu yüzden görebilmek için kafam hafifçe yukarıya, gözlerim ise aşağıya doğru duruyor. Ancak korkmamam için bir sebep…

Papatya

İçimde şarkılar söyleyip dans eden küçük kız çocuğunun, papatyalardan yapılma tacından düşmüş bir küçük kurumuş papatya… Ellerini görüyorum. Bir fırt aldığı şarap şişesinin ağzını silerken. Ucu kesilmiş eldivenlerinden çıkan parmaklarını. Bir sokak lambasının altı. Bir kaldırımın üstü. Hava soğuk ama…

Gel Gezinelim

Akşam yemeğini tamamlayan adam, ailesinin yemeğe devam etmesine aldırmadan, hemen salona doğru koştu. Haber kanallarının son dakikalarına boğulan zihniyle izlemeye devam ediyordu. Birkaç grup insan, yaşadıkları semtin etrafında kural tanımaz davranışlar sergiliyordu. Aslında burada birkaç grup insan değil, evinde olanlar…

Sarmal

Ayağındaki babetleri ilk kez giyiyordu Aslı. Üstündeki puantiyeli elbisenin tonlarına bakılırsa, yine tutturmuştu aralarındaki uyumu. Kulağına siyah halkalı küpelerden birini takarken baktığı aynada, hafif tatsız bir surat görse de, geçiciydi bu, biliyordu. Yine ne yapıp edip bir yolunu bulmuşlar, aralarındaki…

Hiçlikten Mektup

Ne kadar zaman geçti bilmiyorum, bu kağıt ve kalemi alabilmem belki binlerce yıl sürdü ve dünyada yaşayan insanların hiçbirinin göremeyeceği büyük bir hiçlikteyim. Adım Edward Jarvis Durley, yazacağım bu satırları, bir şekilde yaşayan insanların dünyasına yetiştirebileceğimi biliyorum. Başımdan geçenleri anlatmadan…

Erkan Bey

“Tamı tamına bir yıl oldu” derken sesi titriyordu, sağ eliyle sol kolunun omzuna yakın bölgesini sıkarken, Perihan Hanım’ın. Karşısında, haftada en az üç gün görüştüğü ve dertleştiği, kendisine dost bildiği komşusu oturuyordu. Perihan Hanım çayları tazelerken, komşusu kısık bir sesle…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.