Cemile Tarhan
Cemile Tarhan
67 Articles2 Comments

1988 yılında başlayan hikayenin oyuncusu, figüranı, yönetmeni, senaristi ve ışıkçısı.

Gülümseme Dili

Salıncakta sallanmayı çok severmiş sarı saçlı kuş Aslında sallanmaktan ziyade uçmayı severmiş Nilüfer’di adı Salıncak onun kanatları olmuş O’nu havaya uçurmuş Konuşmaya çalışma çabalarımdan konuşamayıp yakaladıklarımdı bunlar Sorduğum her sorunun cevabı yüzlerindeki o gülümsemeydi Gülümsemeleriyle konuştum. Dünyanın en çok konuşulan…

Martılar

Saat gece yarısı ancak sesleri çarpıyor pencereye Yavruları kaçırılıyor-muşcasına bağırıyorlar Anlamsız geliyor önce bu bağırışlar Rahatsız oluyorum aslında bir nevi Öylesi hapis ki zihnim, yalnızca uyumaya meyilliyim Sesleri git gide azalıyor ve azalarak bitiyor Cama çıkıyorum anormal bir durum mu…

Mahfi (IV. Bölüm)

Hızla merdivenden inip Belda’nın yanına gitti. Belda sesi duyduğunda kendini sakin ol ve sus diye telkin ediyordu. Beklemediği ani bir tokatla sarsıldı. O kadar şiddetli gelmişti bu tokat, kafası geriye doğru gitmiş ve başını bağlı olduğu demire çarpmıştı. Bu kez…

Sadece Kal

Olsun ya da olmasın Sen benimle kal Güneş ister doğsun ister batsın Cemre kara hava deniz farksızın düşmesin Havada asılı kalsın Üşüyelim Ve hatta donalım sıcak havada Benimle kal donalım en sıcak ayda Islanalım mesela öylesine sırılsıklam Aşk bile anlamsız…

Yazmaya Dair

Yanımda oturan kadının bana baktığını fark etmemiştim. Gerçi bana da değil kitaplarıma bakıyordu. Bir kıtlıktan 5 dakika önce çıkmışcasına elimde okuduğum kitap, önümde okuyacağım kitap durmaktaydı. Yeni almıştım tabii heyecanla okuyordum. O gün Nazım Hikmet’in ölüm yıl dönümüydü ve tesadüfen…

Sudan Taş

Fotoğrafını çektiğimiz bir an’dır hayat Kimi zaman somut, çoğu zaman soyut araçlarla çekeriz Somutlaştırırsak alır bakarız Soyutlaştırırsak düşünür kalırız İkisini birden yapınca vay ki vay Alır bakarız, düşünür kalırız. Taşı çekeriz makineyle Suda birleştiririz zihnimizde Taş su olmaz ama su…

Gidişlerim ve Gülüşlerim

Bir nedenden ötürü gitme eğilimim var. Nedenini ben de bilmiyorum, işte bir nedenden ötürü diyorum. Çalsın kapılarım kimse açmasın, telefonlar susmasın susturacak kimse olmasın. Uçsuz bucaksız ve sonsuz genişlikte yerlere gidesim var. Gittiğim yer yeşil olsun, sağımda deniz solumda huzur…

Mahfi (III. Bölüm)

Belda canının acısını değil acıttığı canları düşünüyordu artık. Yaptığı hataların sonucunu aradan yıllar geçtikten sonra görüyor ve cezasını çekiyordu. Ama söyleyemezdi tüm bu olanları susacaktı, her ne pahasına olursa olsun… * Karan hala uyanmamış ve yaklaşık 2 saat geçmesine rağmen jandarmalar gelmemişti. Akşam…

Yükselecek Devrim

Kirli tulumu üzerinde Elleri simsiyah Gözleri naif, gözleri mavi Gözleri bulut, gözleri kuş Hiçbir zaman geçmemiştir ondan kış Sorsan herkese bilmez onu kimse O işçi, O insan, O hayat , Ve o yalnızca “1 Mayıs”larda hatırlanan bir dayanak. Ölüm ile…

Yorgun Dalga

Ellerim denizlerde gözlerim bulutlarda Sıcak bir mevsimin soğuk çığlığında Bir kuş gibiyim sanki Ürkek zamanın huysuz kahkahasında * Düş kırıklıkları ve hayallerim tıpkı bir dalga gibi Deniz içinde, koyu biçimde Yükselerek büyüyorum zamanla Sessiz şekilde Ve kendi içimde…

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı  31  Aralık 2020‘ye kadar gönderebilirsiniz. Bu tarihten itibaren gönderilen yazılar, değerlendirmeye alınmayacaktır.

49. Sayı için tema: “Kumar”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.