-Vol.16-
İnsan büyüdükçe güneşin doğuşunun hiçbir anlamı ve önemi olmuyor, hatta batışının da…
Sadece bir zaman kavramı olarak kalıyor geriye, onu da güneşle değil günle ilişkilendirip yoluna devam ediyor.
Ta ki aşık oluncaya kadar, ne zaman ki aşık olsa güneşin doğuşu ve batışı bir anlam ifade ediyor. Ve vuslat için hepsini tek tek zaman kavramı olarak varsayıyor, gözünde büyütüyor var olan her şeyi.
Ne zamanki vuslat oluyor. Tekrar eskiye dönüyor anlamlı olan her şey. Çünkü hiçbir zaman vuslat ve aşk aynı heybede bulunmuyor…
-Vol.17-
Hayatın genel kuralları vardır. Bunlar çok basit gibi görünen şeylerdir fakat hiçbiri de basit değildir.
İstediğiniz kişiler hiçbir zaman yanınızda olmaz. Veya yanınızda hiç kimse olmaz.
İstediğiniz her şey olmaz. Olsa bile olmaz çünkü bir şeylerin olması için başka şeyleri feda etmemiz gerekir.
Akıl yürütemediğimiz şeyleri inkar etmemiz gerekir yoksa insanın içerisinde bulunan adalet terazisi anlam veremez ve kendi başını keser.
He bir de geceler var. İyi ki geceler var yoksa bu kadar pisliğin üzerini örtüp düşünmek için güneşi yok etmemiz gerekirdi.
O zaman da insanlık yok olup giderdi.
Kısaca, evet her şeyde bir hayır var…
-Vol.18-
“Hiçbir şey kitaplardaki gibi değil” diye söylendi (…) , “hayır! aslında sen yanlış algılıyorsun” diye çıkıştım. Çıkışmak zorundaydım çünkü bir şeyler yazan biri olarak savunmam gerekirdi yazarları.
Fakat yazdığım her şeyi de yaşamış değildim. Tamam acıyı da sevgiyi de herkes tadar ama bunu anlatma sanatıyla daha muhteşem bir şeye çevirebilir, fikri de aklımda oluşmadı değil.
Daha sonra “sen ne çekmişsin ki” diye bağırdı yüzüme (…) ses çıkaramadım belki daha fazlasını çekmiştir diye. Fakat çekmediğini bildiğimi hatırlayınca da ters ters baktım.
Çok fazla hakaret yemiştim bu gece hiç bir şey kitaplardaki gibi olmaya bilirdi. Fakat benzerliği görmemek büyük bir körlük değil miydi?
Bunları düşledim sabaha kadar, sabaha doğru da “ben gidiyorum” diye tutturdu (…). “Peki” dedim, “peki” ve kapıya kadar geçirdim. Artık soğuk fayda etmiyordu.
-Vol.19-
Yalnızlık geçer diye sabahı bekleme,
Yalnız bir güneşle doğuyor her sabah kendi halinde.
-Vol.20-
Kıyama kalkacak bir gün duygular,
Asılacak her halükarda ben ve kendim.
Seni bulamayacaklar parçalansa bile yüreğim
Seni kendimden bile saklamıştım sevgilim…
Ne dersin seni gerçekten sevebilmiş miyim?
Su bile tükeniyordu. Ve vicdanı yoktu, olsaydı kimseyi boğmazdı herhalde…