Hüzünlüyüm ben
Çarşambaları oluyor en çok
Salıları sokak lambaları yanmadan çok önce bazen de
Kuşlar göç ederken eski ülkelere
Kim bekleyecek pazartesiyi
Dünden hazırlanırım her güne
Ne bileyim işte
Hüzünlüyken çok iş oluyor
Açamamam gözlerimi ve telefonları
Kendimi arıyorum sebepsiz barometrelerce
Su sesinden korkuyorum kuduz gibi
Ağlamıyorum öyleyken günde kaç kere
Ayda yürümüş gibi ayak izlerime bakıyor
Bir benzerim
Benzetemediklerimle
Bakmıyorum yüzüne yan komşunun
Kapıda her karşılaşmada
Onun bana bakmadığı gibi
Ondan olacak kızarır yüzüm hüzünlüyüm aşırı
Dünyaya ilk gelişleri gibi yoklukların
Gözlerimi ağlamayayım diye çıkarsaydım
Kim bakacaktı babama
Kim benim gibi ağlayacaktı vergi kuyruğunda
Komşularım görmesin beni
Girerken bir yabancı gibi kendi rüyama
Diyelim salıyı diğer günlere bağlayan bir çarşamba
Ben yine hüzünlüyüm
Şiir üstüne şiir tüttürürken
Hem öyle kaptırmışım kendimi
Taze harf kokusuna
Klavyenin sesinden komşular rahatsız
Ben tavanda sallanan aydan
Hüzün içindeyim her şiir gecesi
Dokunayım diye gökte bir yere
Bir selvinin tepesine çıkmışım
Bir nesil beklemişim uzasın diye
En titreyen yerinde
Koltuk altlarıma hiç deodorant sürmeden
Ne zaman bir yaprak görse azılı okurlar
Şiir sanıp cenin olurlar
Geçince korku şiir yerinden
Yüreğe düşünce tekrar ferahlık
Bir şiir patlat derler gitsin gürültüye geçim
Şair böyle mahşer günlerinde
Bir hüzne dalar bir çayı mahmur kahveye
Bir ucuz kerhaneye
Hüzünlüyüm ben
Kimse beni istemez şiir dışında
Yakasına takmaz cenazede bile
Şarap varsa
Ayıp olmasın diye isterler şiir de olsun
Şöyle olgunlarından yanı başında
Hüzünlüyken ben
Zamanı durdurur bir kung-fu
Çamaşır yıkanır bez değiştirilir
Oruç tutulur esrar çekilir maça bakılır
Ben yaşlanırım bir çocuk parkında
Elimde olmadan kucaklarım bir karamakiyi
Konuşulanlara kulak veririm
Sonsuz bir yerinden
Bazısı şeytancadır bazısı şeytanın başı
Hüzünlüyüm ben
Yaşamak için bulurum bir sebep
Bir zenginlik bir gençlik bir içilmeyen viski
Şarkı dinlerim son ses
Şiir yazarım son hız
Bazan dünyaya gelirim nerden gelirsem
Ağlayacak olurum tutar beni para hırsı
Yarı idamlık yarı baygın bir adam gibi
Sokarım elimi akrepli vazoya
Dilime günlerin kısaltması gelir
Gecelerin ayyuka çıkması
Duvarda bir kartpostala doğru giderim faytonla
Gider
Rent a car cin ali’nin arabası
Bir şey yapmadan kendime tahammülü denerim özel günlerde
Musluğu açıp ağlarım bir el oğlu gelir diye
Hüzünlüyüm ben
Unutulmuş bir dilim
Boykot kendisi için
Genelev grevlerine katılmamış
Büyümek isteyen bir şeyim
Neyi büyütsem üstümde kalıyor ama
Bunu söylesem ahtapotlanır
Umreden dönen mevsim toplulukları
Hüzünlüsün derler nolacak işte
Arabeski olurum okumuşların
Yazmışlara düşük gelir burcumun yükseltgenmesi
Hüzünlüyüm pencere önlerini sevmem
O yüzden
Yerim kapı arkası bıçak sırtı gönül ardı
Hüzünlüyüm ben ama nasıl
Palamut istilasında denizi öperim
Yarısı sağımda kalır yarısı solumda
Kendi içimde böldüğüm insanlıkların
Ağlayanlardanım aşk boşluklarında
Horozlar öter merhabaların orta yerinde
İşportadan maydanoz alırken umursamaz
Kendi içinde kavga ederken taraflı
Severken patavatsız
İnsandan vurgun yediğinde pişkin
Bunlar çıkar kumdan benden hayır çıkmaz
Öyle hüzünlüyüm ki
Çakıl taşlarıyla örmüşken kendimi
Bir dalgayım akordiyon kıvrımlarında
Dil altına gömülmüş midye kabukları
Trenlere sağır halde
Uçaklar için engel çıkarsın isterim albatroslar
Hüzünlüyüm ben şunun şurasında
Şair oldum bu bir fırsattı
İstediğim gibi olmadı balıklaşmıştı başkalığım
Şiirin arkası yarındı öncesi sonsuz
İstek dışıydı
Lamba sönünce duvarlara yansıyan afrikalar
Hüzünlüyüm ben
Ve bir şair
Renkli boyalara sarılarak uyuyan
Taşlara sarılarak doğan güneş gibi
Ölür balık pulundan yapılmış resimler
Bir anneden doğar şair
Ve bir anneyle ölür
Hüzünlüyüm ben
Böyle olsun istemedim
İstenmem insan içinde
Hep uzaklaşırmış gibi gelen seyyar köftecinin peşinde
Bir halkın minyatüründe
Biliyorum yerim yok ülkenizde
Ölüm kadar geçersizim
Olmadığım kadar varım kestane gölgesinde
Ki ben hep kavurucu güneşte son kişiyimdir
Sığınmış kalan son puslu yere
Şampiyonluk kutlamalarında yok yerim
Gurur anlarında düğünlerin davetsiz
Eşsiziyim teklerin
Blucin kurtarır paçamı gecenin keşinde
Hüzünlüyüm ben
Bir sezen şarkısı ağlamak güzeldir
Söylerim burnumu çeke çeke
Cemal Süreya abimin kaçmış gözüne sabun
İyi ki ben sabuna muhtaç değilim
Bir şeftaliyi okşarım kısık sesle
Hüzünlüyüm ben
Komşu teyzemin bulanık gözleri gibiyim
Ağır yorgun halsiz geçkin
Kedisi ölünce mezar yapar yatağımı
Kedi kadar ölümlüyüm
Hüzünlüyüm ben
Ağlarım hop diye yaylasında
Bir kuzuyla göz göze geldiğimde
Yazan: Salih Sezen
Sayı: 53