İncecik bir kalbimiz vardı,
Varımız yoğumuz,
Bir köşede kalmışız.
Daldığımız sinsi yüzlerin
Kucağının sarısına aldanıp
Gecenin ışığına
Gündüzün güneşine
Aldana yanmışız.
Gönülleri bir bir yakmışız gidiyoruz,
Zaman almış başını
Uzatmış keskin bıçak başımızı
Geçti çocukluğum, geçti gençliğim,
Öldü anam, öldü babam,
Anamızın ak sütü,
Babam içimde dövüşen rüzgârda
Aldana yanmışız
Toynaklarımız toprak içinde
Perdeler kapalı, perdeler siyah
Aç perdeleri annem,
Eksik kalıyor yanım,
Aç babam perdeleri,
Kokun sıyrılıyordu sakallarından
Uzak kalmış vedaya
İncecik kalemle yazılmış kadere
Uzun uzun gökyüzü kokuyorsun,
Uzun uzun bulut
Uzun uzun yağmur
Söküğüm ıssızlıkta artıyor,
Kalbim hatırana açılan tenha perde arası
Kırık, bezgin
Kalbim şimdi kalbin
Ağladığım ağladığın,
Ben büsbütün
Solgun kalan bir kitap arasında
Yırtılıp kitap arasına konulmuş bir yaprak
Ben yerinde duran öfke
Bıkmadan öpüşlerde
Saklı gözümün aktığı
Ben canı yanan susku özlemi
Soğuk diller arasında
Kaldı yalnızlık dünyada.
Aldı yalnız dünyada
Kaldı yalnızlık
Kışın yanında giydiğim kazakta.
Yazan: Aykut Karademir
Sayı: 48