Bir gün oturmuş aynı kitabı okumaya başladığımız için seviniyordum
Ertesi gün farklı cümlelerin altını çizdiğimizi fark ettim
Bak, yine sayfanın yarısında tükendi kalemim
Belki de şimdi şuracıkta bir ateş böceği gelir yardımıma
Evrenin tüm ışıklarını bırakır avucuma
Bir karınca gezinir parmaklarımda korkarak
Ve bir zeytin düşer dalından, henüz ıslatılmış toprağa
Sen geçersin alçak köprünün ardından
Kimse kimseyi tanımaz
Birbirimizi tanımayız
Yağmur yağar herkes ıslanır da bir biz ıslanmayız
Kırmızının öyküsü burada biter mi?
Dünyanın bütün gün batımlarına iki bilet eder mi?
Yazan: Gamze Karasu