İnsanız; hayaller kurarız, planlar yaparız, umutlanırız… Bazen hiçbiri gerçekleşmez umduklarımızın, kendimizi hiç istemediğimiz bir durumun tam ortasında bulduğumuz olur. Bazen de istemediğimiz, dilemediğimiz kadar güzelliklerle sarılır dört bir yanımız. Hep söylenir ya, hayat sürprizlerle doludur.
Dünyada örneği olmayan bu olayı yıllar önce ilk duyduğumda şaşırmıştım. Balıkçı Âdem Amca’nın Yaren ismini verdiği leylek, her yıl aynı yuvaya geldiği gibi bir de dostunun kayığına konarak ona olan vefasını gösteriyordu. O zamanlar beşinci kez gelmişti ve bir fotoğrafçı dünyaya anlatmıştı bu kavuşmayı. Belgesel çekilmiş, leylek köyünün ve Türkiye’nin adı birçok insan tarafından duyulmuştu.
Çocukluktan beri leyleklerle ilgili söylemler duyarız: Havada görmek, o yıl çok gezeceğimizin işaretidir. Hangi bacaya yuva yaparsa o eve şans getirir.
Leylekler her yıl istisnasız aynı yuvaya mı dönerler bilinmez. Her yıl aynı durakta mı mola verirler ya da kaldıkları süreler birbirine yakın mıdır? Asıl şu soruyu soruyorum kendime: “Bir yabani kuş olarak tanımlanan leyleklerden birinin insana bu kadar yakın olması olağanüstü değil midir?”
Tam on beş yıldır eski yuvasına gelerek, hatta bir eş de getirerek, inanması güç bir tabloya şahit ediyor bizi Yaren Leylek. Karanlıklar içinde bir ışık var diyor, sizi unutmadım diyor, kendinize inanın diyor; mucizeye inanın. Şehirlerin, ovaların, belki de okyanusların üzerinden uçarken aklından kim bilir neler geçiyor. Biliyor dostunun onu beklediğini ki Âdem Amca, Yaren’in her yıl geldiği tarihi ezbere söylüyor. Kayığıyla göle açıldığında adıyla sesleniyor ona, sonra tuttuğu balıklardan ikram ediyor. Bazen de sokakta kedilerle birlikte besliyor onu. Yaren kendini bu kadar güvende hissetmeseydi dönüp gelmezdi buralara değil mi?
Ah be Âdem Amca, nasıl bir yüreğin varmış ki seni seçmiş Yaren Leylek. Yıllardır sana ve senin sayende bize umut taşımış. Kar beyazı, özgür, sevgi dolu, sımsıcak bir umut.
Ne zaman umutsuzluk fırtınasına tutulsam aklıma sizi getirip yaşamaktan asla vazgeçmeyeceğim.
Toparlanıp göç eden umutlarımın tekrar geleceğini bilerek…