Kumpanyalardan, vodvillerden ve müzikhollerden fırlayan komedyenlerin, vantrilokların cirit attığı 1920’lerin sonuna doğru sinema, diyalog denli etkili bir görsel anlatım biçimi geliştirmişti. Ara yazılar diyaloğun yerine geçerken, görüntüler anlatımı aktarmada duyguları yakalıyordu. Ses unsuru ile sınırlandırılmayan kamera, F. W. Murnau‘nun deyimiyle “yönetmenin kalemi” emsalsiz bir esnekliğe…
Tek Ölmek Ayıp
Çiğ tutmuş ellere kahır yağmakta. Ağlamakta, kendini kaybetmiş Çok şaşalı bir kumar masasında, Soyulmuş başta aşağıya. İşlenen günahlar cabası Sağ çıkmasa iyi yarına. Derken bir bıçak gibi kesmiş gözler Yalvarsa ne hacet Neye yarar ki sözler. Sızlanır kitabını kaybetmiş katib…