Şanssız Bir Şairin Şiiri

Salıverilmemiş ünlemli sözcüklerim Bilahare kopuyor teker teker zincirler Soğukların ortasında temmuz gibiyim Ağlamaya kalksam taşar mı denizler? Bir kahve daha koyuyorum şarabın inadına Yaşanmıyor yaşanmamış bütün aşklarım Ne Semerkant’ta, ne Bağdat’ta. Bilinse boş geçilmez önümden Her geçen bir hançer saplayıverir…

Çaresiz Kalem

Bir elemdir alır hep böyle gecelerde, içimi, Tenhasındadır umutlar sonu olmayan kalabalıkların. Nicesi Anka kuşudur, yalnız, yorgun, çaresiz… Nicesi kaybetmek zamanıdır, Kalabalıklar sessiz. Bir çocuğun vurulmuşluğu mudur acı olan, düzende ? Kıyametteki sur mudur, üzerimize üflenen? Sorunun cevabı mıdır yahut…

Şair Öldü

Mızrak çekiliyor her gün sürme niyetine gözlere. Tenden geçmez dediğim ne varsa işliyor bir bir ölü bedenlere. Kan. Kırmızı. Ve diş geçirilmiş dudaklar. Gözlerimin üstüne kazıdığım zifiri karanlık Dahası, aydınlattığım her boşluk, vücudumda; Şimdi, Rapunzel’in saçlarında. Sarı mıydı gün ışığı…

Sonsuza Akan Çizgi

mimlenmiş dilim konuşamıyorum eksik nefesler doluyor ciğerime vazgeçmek yanlış yol görüyorum son sigaramı çekiyorum beynime kör olmuyor şarkılar ve dinlenmiyorum kırılıyor kaburga direkleri kemerimde ince bir sızı kan akmıyor hücrelerimde soğukluğum sayı doğrultusundan sonsuza doğru akan çizgi kayboluyor dokunuşların tenimde…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.