Martılar

Saat gece yarısı ancak sesleri çarpıyor pencereye Yavruları kaçırılıyor-muşcasına bağırıyorlar Anlamsız geliyor önce bu bağırışlar Rahatsız oluyorum aslında bir nevi Öylesi hapis ki zihnim, yalnızca uyumaya meyilliyim Sesleri git gide azalıyor ve azalarak bitiyor Cama çıkıyorum anormal bir durum mu…

Ağlama

Sen ağlarsan kuşlar ölür, ağlama. Ekolojik bir buhran çöker üstümüze, Bu rıhtımdan tirenler kalkmaz mesela Ağlar annesinin sütten kesmediği çocuklar Fırtınalar kopar fırlarız sokağa Ne zaman bir fırtına çıksa Alıp götürsün diye yalvarmıştık biz OZ’un o muhteşem diyarına. Ardına cadılar…

Dil Düşer Kalemden

Dilim düşüyor kalemden Çatlıyor alnım. Adım adım geriye gidiyoruz neden? Sözlerin kurşun geçirmez yelekleri delerken Sızlıyor adını bilmediğim bir yerim. Maskeli balolarda görünür siluetin Kendini kaybetmiş evlatların babaları kadar Kayıp bir halde gezer gözlerim. Afsunlu bakışlara sözüm yok Onlar dursun…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.