Sayfa sayfa çeviriyorum ömür yapraklarımı zihnimden. Bazı sayfaları boş ve kirli beyazken, bazı sayfalar ise bir hayli karalanmış. Bazı sayfalarda cümlelerin altı çizilmişken, bazı sayfalar ise yırtılıp atılmış. Ve devam ediyorum usul usul. İnce bir hışırtıyla ilerliyorum yaprakların arasında. Defterim henüz çok kalın değil, ömrümün raflarına çok tecrübeler sıralanmamış. Hepsi kendi içinde hepsi kendinde iç içe. Bazı sayfalar aşınmış, bazılarında yer izleri kalmış. Belli ki o anılara çok kez danışılmış. Bazı sayfalarda gün öylesine biterken, bazı günler sayfalara sığmamış.
Sevinçler hüzünlerle birlikte yaşanırken, kayıplar sonraları huzurlarla çoğalmış. Bazı kelimeler kargacık burgacık, bazıları inci gibi yazılmış. Durmadan, dinlenmeden; yıllar ve dakikalarca yazılmış. Sancılar ve sanrılar birbirine karışmış, günler ve geceler birbirini kovalamış. Bazı şahıslar da var ki bu defterde isimleri sonsuzluğa taşınmış, bazıları öylece kalmış, bazılarının üstü karalanmış…
Şehirler geçmiş, şehirlerden geçilmiş. Farklı iklimler, yeni yüzler tanınmış. Yollar yollar aşılmış da kimden kimden geçilememiş. Rüyalar iplere asılmış, kırmızı odalarda yıkanmış. Kurusun diye beklerken, için için çağlar olmuş. Hayal sarkıtları kalmış çağıldayan umutlardan, avucunda da yolundaki sıra sıra dikitlerde yalpalamış.
Durup karıştırma şansın varsa eğer bu defteri, kendini seçilmiş say. Demek ki iç bir yerinde kıpırdayan bir şeyler var. Sorguların ve sargıların var geçmişe dair. Yol almak ve adım atmak isteyişlerin var ileriye. O zaman durma, durma ve devam et; bu defterin sana anlatacağı şeyler var.
Yazan: Tayyibe Nur Günay
Hayatı o kadar güzel anlatmışsın ki… İmgelerine bayıldım, devamını beklerim sevgili yazar.
Çok anlamlı, duygu yüklü bir yazı. Çok beğendim. Yazara başarılarının devamını diliyorum.