Yüzyıllardır yorgunum Feride,
Geçmiyor sancım.
Rutubet sarmış evdeyim,
Karanlık her yanı.
İçimdeki karanlığın aydınlık yanını arıyorum,
Bulamıyorum.
Karanlığa gömülmüş hislerim,
Hissettiklerim hep yabancı.
Yellerinde şafak doğmuş taylar gibi koşuyorum, Feride.
Devrilen binalara nispet, düşüyor bacaklarım.
Şafak söküyor yüreğimi,
Uyanıyorum.
Ağlamayalı çok uzun zaman oldu Feride.
Bir valize sığdırdım her şeyimi,
Her nefesim bir bariyer kenarı.
Suretler hep yabancı
Memleketler insafsız
Sıratı geçemiyorum.
Dönüp dolaşıp her şeyin başladığı yerdeyim Feride,
Yüreğim tarumar.
Müstakil bir yol sürüyorum,
Amiyane pencerelerden bölünen tüm insan sınıflarını görüyorum.
Sensizliğin hüküm sürdüğü her bir kıtayı bertaraf ediyorum Feride.
Eksenim kayıyor,
Kıyama duruyor mevsimler.
Kurak coğrafyalar sana susuyor.
Yüzünü denizlerden esen rüzgâr dokur Feride.
Rıhtımlardan düşerim,
İlmek ilmek sarılırım denize.
Vuslat gecikmiştir çoktan,
Zaten şu cihanda kavuşmak pek bilmediğim bir şeydir.
Bozguna uğradım Feride.
İçimde harabe kentlere gebe,
Felaket bir sarsıntı.
Puslu havayı soluyorum ciğerlerime.
Üstümde paçavradan bir umut,
İçimde ki putları deviriyorum.
Yüreğim idam sehpasında Feride,
Arşa değiyor korkum.
İçimde nice asırlar devriliyor,
Müşahede altında tutulan duygulardan kaçıyorum.
Yüreğimden hayli zayiat verdim Feride.
Sanki bir sabah uyandığımda müjdeli bir haber alacakmışım gibi bekliyorum.
Manasız sebepler sarıyor etrafımı,
Kayboluyorum.
Bir yumru oturur yüreğime Feride,
Hiç geçmezmiş gibi gelir tüm her şey.
Ruhumun ritim bozukluğunu bir kenara bıraktım.
Kefaletini ödeyemediğim umutlarım var,
Az biraz aklım.
Tuhaf, melun bir hisle dolar içim.
Abluka altında tutulan düşlerden firar ederim.
Epey yol aldım Feride,
Zaman duraksadı.
Zora tabi tutulan fikirlerden kaçtım.
Mahkûm olduğum yoldan çıktım da geldim,
Zoraki bir yola sapıyorum.
Zifiri göğe kan kusuyorum Feride.
Devran hâlâ nasıl dönüyor,
İnan şaşıyorum.
Keskin virajları es geçtim,
Yazgım koynumda,
Sade bir ömür sürüyorum.
Virane sokaklar dizdim Feride,
Patlak sokak lambaları yük olmaktan çıkmıştır.
Zaten sen bakınca bana,
Tüm dünya karanlığa boğulsa,
Bana yine aydınlıktır.
Çoktandır yıkmak istediğim düzenler var Feride.
Yüzyıllardır tutsağım kendime
Oysa sen bakınca bana
Kelepçelerim çözülüyor,
Kendi kendime yetebiliyorum.
Sen bakınca Feride,
Zaman kavramını yitirip, başka bir boyuta evriliyor.
Atomlarım az biraz daha aceleci dönüyor,
Hücrelerimde misilleme yaşam belirtisi.
Sen bakınca bana…
Yazan: Ömer Faruk Aslan