Sonsuzluğa dair melodiler çoğalıyor
Cumbalı bir ezgiden bakınca dünyaya
Çok gördüm
Az yaşadım.
Önce kendimi yokladım
Yitik bir pazartesi güncesiydi manzara
Dokunaklı bir yazgıya çaldım parmaklarımı
İsteksiz ve avareydi parmaklarım
Geri dönüşü yoktu.
Cumbalı bir ezgiden bakınca dünyaya
Çiçeklerde ıslaklık,
Gülüşmeli bir yağmur kalıntısı,
Daha yoğun…
Şimdi gölgeler anlatılmalı ve şahlanmalı duygum
Seni ağıtlarıma alıp kayboldum dünya
Ağırlığınca döndüm yarıçapında.
Sevgili dünya,
Sen ve vatansızlığım iki uzak kıvılcımın bileşimi sanki.
Güneşin ilk ışıklarında
Ruhumun pervazlarını sildim
Gizli saklı ve masumduk
Her şeyden önce kum saati kırılmıştı
Kırgındı zaman
Belki de hayatın basamaklarını ilk nefeste çıkmıştım.
Ötede, duvarların koynunda nazlı bir gelecek
Duvarlar ışığın kör noktası
Kapıda sükûnetim
Anahtarlarını arıyor herkes.
Dünya şöyle dursun
Beni siz avutunuz zaman ağacı.
Yazan: Munise Senem Uçar