Şimdi
otursam seninle
neler anlatırdım neler
üstelik bir çırpıda.
Şimdi gelsen
sarsam kollarını ağrıyan yerlerime
diner yalnızlığım
ve temmuz sancılarım.
Şimdi sen gelsen
böğürtlen toplasa ellerim
diner dudaklarımın kırmızı susuzluğu
ve içindeki şubat soğukluğu.
Gelsen
yürürüm seninle
dev çınarların gölgesinde
sınırda ve sonsuzda
diner ayaklarımın sana koşan yorgunluğu.
Gelsen sen
göz kırparım sevinç içinde
bi koşu denize, martılara, balıklara
diner gözlerimin mutlak kimsesizliği.
Gelsen sen şimdi
ölürüm, çıldırırım saadetten
bir yanı mavi,
bir yanı yeşil sularda
diner uykusuz yatışlarımın ağrısı.
Yazan: Gökhan Ergüt
Sayı: 38