Sonsuzluğun bir ucundan bağırıyorum.
Hiçliği, kimsesizliğe buladım;
Yalnız ikindilerde sayıklıyorum,
Güneşin çığlıklarını sayıyorum.
Simsiyah ufuklar cezbediyor,
Hatırladığım bir sona çok yakınım.
Toprak beni seyrediyor,
Tökezlemeden devam etmek çok zor.
Rüzgârın ıslıkları her yerde,
Almışım karşıma bir dağı
Derme çatma bir köy yolunda
Seyre dalmışım, sırtımda kayısı ağacı
Ağacın dost gövdesiyle karşılıklı
Domates yiyoruz kışı unutarak;
Bana bir kayısı uzatıyor, alıyorum utanarak.
Anlıyorum, pek sonraları dağı süzerken
Dağın kayısı biçimli zirvesinde
Bir adam var, zirveye ulaşmış tırmanarak.
Poşetin küskün sesiyle uyanıyorum.
Sade bir veda planladım kafamda,
Çok sevdiğim kayısı ağacına,
Ağdasız, duru bir veda…
Hoşça kal ağacım elveda,
Yetişmem gereken bir hedef var uzaklarda…
Yazan: Gökay Ataç