Kara bulanması gerekir ayakkabılı çamurların
Tarama kaşlarını, dağınık kalsın çoraplar
Akıp giden de nehir değil, akıp gitmez düzgün balıklar
Birini öldün mü, o biri ölmez
Yalnız atlara da üzülme
Yanı başlarında erkeksi direkler
Tam oradayım
Kaşlarının çevrelemediği mavi dışı parkta
Işıksız, fayans koyda
Diş sesi, ilik sesinde
Dağınık kalsın, kırık tarağı tarama
Yalnız, üzülme ota çakılı atlara
Her beldede demirler dövülür
Sarhoş üzümler serilir çöplere
Atlayıp gidelim tütün kâğıtlı aygırlara
Atlayalım ağzımızda uçurum sigara
Önümüzden çekilsin bakır yüzlü açmazlar
Babalar, oğullar, omuzlar
Dağlar dağları yumruklar
Atlayalım, beton bacaklarını kaçırma
Sarı yetişmeyen çiçek yemyeşil ızgarada
Bir şey ıslanmaz koysuz ışıkta
Bir bina, gök, bir bina
Bebek sarılığı düşer bulutlardan
Kızgın kadınlar cam siler yağmurlarda
Çekirge çocuğun zencircisi kalın kaşlı bakmaya
Yemin etmiş ağustos aylarına
Otobüsler fakirdir, zenginliği yazı çıkartma
Traktörler son siren hasta taşır
Karıncalar ezer ayak çukurlarını
Mezarsız kanatlar kalkar, gece olur
Ceplerim ellerini avuçlar
Atlayıp gidelim tütün saçlı atlarla
Yazan: Onur Kılıç