İkarus ile yoğurduk düşlerimizi
Güneşe ulaşacaktık
Ne olursa olsun ısıtacaktık içimizi
Yaklaştıkça güneşe, parlayacaktık
Dolduracaktık dudak payı bırakmadan kalbimizi
Taşacaktı göğsümüzden ak mı ak bir mavi
İçimizde biriken umutla büyütecektik çocuklarımızı
Tükenmeyecekti çoğalan hücreler
Her biri, açan bir çiçeğin tomurcukları gibi taze kalacaktı
Unutmayacaktık hiçbirimiz ve kalbimiz kurumayacaktı
Şükrü Erbaş’ın aksine
Yaşlılığımız yalın ayak çocukluğumuza koşacaktı
Taranan her bir saç teli dolanacaktı keskin dişli çarklara
Kıracak törpüleyecekti özümüzdekini
Korkmadan çıkacaktık bulutların üstüne
Ceviz dallarıyla ters bağlayıp bedenimizi
Selam edecektik alçakta kalan rehavetimize
Sahi ne oldu şimdi
İkarus ulaştı mı güneşe?
Yazan: Urkuç Kınacı