Cansuyu, bir sigaranın dumanında
Kendini yutarcasına dalıyor hayallere.
Ve bütün hayalleri yarım bırakır…
Isırıp ısırıp ziyan eder
Hayatın dışına taşar
Bulaşır bir hayalin hayaletine.
Yorgun bir soluk olur
Aldığı kadar yaşar
Verdiği kadar ölür…
O ölü bir öksürüktür:
İçimde bir mezar açar
Gidip o mezarda yaşar.
İnce ve zarif bir sürahi gibiydi
İyi bir süs eşyası gibi
Süslenir… İyi giyinir.
Bir bardak olsam susasam
Doldurmaya kıyamam
Sanki kırılacak…
İçindeki sevgi yerlere akacak.
Doldur beni…
İçinde taşıdığın o sıvı sevgini.
Kana kana doldur…
Sana ben dolayım dedim ya
Gırtlağıma kadar dolayım
Sevgi mutfağında hep seninle olayım.
Biliyor muydun?
Ben bir aşk ölüsüyüm;
Ölüler yaşamazmış öyle mi!
Peki, ben nasıl yaşıyorum?
Bak nabzımdasın atıyorsun
Kanımda sen dolaşıyorsun.
Bir dursan ölürüm
Nabızsız bir yere gömülürüm.
Çok şey istemedim;
Sevmek kolay olsun istedim.
Bir bardak su içer gibi
Soluk alır gibi
Umutlanır gibi
Sevmek istedim.
Senin o bakışların var ya, korkaktı!
Korkak bakıyordun aklından geçenlere.
Çoktan geçip gittiler aklındakiler;
Şimdi senin baktığın yerdeydiler.
Aklımda kiralık sevgililer biriktirdim…
Hepsi fahişeler gibi özlüyordu beni.
Onlar özlemek için çalışıyorlar;
Onlar her şeyi özlüyorlar
Sevilen her şeyi rüyalara taşıyorlar.
Onlar nasıl sevişiyorlar biliyor musun?
Özleyerek sevişiyorlar.
O yüzden hızlı sevişiyorlar.
Onlar özleyerek ölüyorlar, biliyor musun!
Fahişeler dünyanın en güzel hikâyelerini taşırlar.
Çilek aromalı
Gül esanslı
Mavi ıtırlı
Yağmurlu…
Bir fahişe sevişirken, her şeyi insanın aklına getirirmiş;
Onlar sevişerek konuşurmuş!
Susmalı sevişmelere ölüm diyormuş
Onlar sevilmek istiyormuş.
…
Kaç zamandır bir çekirge gibi, telaşlıydım gözlerinde.
Bir kez daha sıçradım kirpiklerinde.
Bu kaçıncıydı!
Yola çıkmıştım bir kere…
Valizlerime meraklı bakışlarını doldurdum.
Yola çıktım dedim ya…
Göç etmiştim
Göçmüştüm canımdan, cansuyumdan.
Yazan: Ömer Özyurt
Sayı: 36