şimdi tam da bu saatlerde
kasımın son perşembesinin yaprak fırtınasına tutulmuş
saçlarımın arasından turuncular ayıklıyorken
dilimde, belki de kadim zamanlardan kalbime taşınan
buruk bir ezgiyle
dört nala akıyorken düşüncelerim
özlüyorum durgun suları
oturup bir göl kıyısına
yansımama bakmak ve beklemek istiyorum
sadece beklemek
soluklanmak belki de bir durakta
gelecek ilk otobüse binmek hatta
nereye gittiğini dahi bilmeden
nehirler, tepeler, çiçekler, kuru ağaçlar, turnalar geçmek
bir bir yer değiştirirken renkler
ezberlemek ve sonra unutmak istiyorum
ummadığım zamanda hatırlamak için
son durakta inerim belki
belki de daha erken
aramadıklarımı bulacak mıyım acaba
bu şiir coğrafyasının
kelimeler fırtınasında…
Sayı: 69