olacak olan günlerden geldim.
yazılmamış şarkılar besteledim sızılarımdan
sinüslerimde çiğnenmiş sözlerin tortusu
şakağımda doğum sancıları
kalbin tepe noktasından sarkıtılan ruhum
tel örgülere meftun.
gözlerim telaşsız çünkü
inmeseydi yüce peygamber
metafizik kavgalarda unuturdum aklımı
ki buhran tek kişiliktir.
şehir yabancı
günü yolcu eden kızıllığın sedatize etkisi
kotaramaz aidiyetsizlik hissini
tüm alfabelerle tekrara yenik
umut dersem gözlerimi ara uçurumlarda
yâr!
adıma değme şehirlerarası terminallerde
ve görmeyeyim hüzünbaz yüzünü rem evrelerimde.
babam sarılamaz bana
el öpülür, dua istenir, kabul olunur.
telefonlar üç dakikaya ayarlı
konuşmaz gelecek kurgulardan, zamane kaygılardan, geçmiş kavgalardan
çünkü İslâm’dır.
Allah’ım beni kabul et, bu uyaksız şiirimi de.
ruhum bin mengenede sıkışmışken
oklar coğrafi sınır bilmeden isabet ederken göğüs boşluğuma
vicdan, azap değilse nedir
beden mahpusluğunda
annem okur beni
biraz tefriciye, biraz da muavvizeteyn
ve sarı zarflara iliştirdiğim kavuşmak mektuplarım
ruhuma saplanır delail’ül hayrat
zemin durulur, kıt’a durur zaman ve göçmen kuşlar
en çok mavi anneme ve Allah’a yakın.
bir cam kenarı bayım, en göğe bakanından!
kelebekler uçuşturan, ovalar geçirten, zamanı deviren
çünkü kırmızı uzak ihtimal ben bunca bozkırken
patlatılmış damarlarımdan sızan aroma
can suyu şimdi ruhumun yılgın çırpınışlarına
ellerimi unutma!
dokun
ama kanırtma yaralarımı.
Yazan: Arzu Bal