Alıp kalemi elimize
Anlatabilirdik gözlerini kirpiklerini
Sevgilinin
Ya da mayhoş bir kafayla
Şarap şairi de olabilirdik
Gülün dikenlerini ya da aşkı anlatabilirdik
Süslü ağdalı dillerle
Yüzbinlerce satabilirdi kitaplarımız
Kafamızı gömseydik devekuşu gibi yerin altına
Görmeseydik;
Açlıktan ölen çocukları
Çöp karıştıran anaları
Ve birer birer elma gibi düşen yürekleri
Sahibinin butona basmasıyla çalışan
Yazar-kasalardan da olabilirdik
Satılmış olsaydı eğer yüreklerimiz
Oysa biz tanıdık Nazım’ı
Ahmed Arif’i
Ve nice ustaları
Öğrendik kalemin, sınıfın silahı olduğunu
Bizlerin ise bu silahı sınıf adına kullandığımızı
Ustalarımızdan öğrendik kalemlerimizi
Susturmamayı
Bunun için hapse atılmayı
Sürgün edilmeyi
En adi işkencelere göğüs germeyi…
Onlardan öğrendik en ön saflarda
Kalemimizle dövüşmeyi
Düşenlerin bayrağını
Nakış nakış satırlara işlemeyi
Ve bir kadını
Kavgamızın ortasında
Kıpkızıl sevebilmeyi…
Yazan: Oğulcan Gezmen