Şıp diye seviverdiğim gibi seni
Ah bir geliversen
Bir gelsen de kalbimdeki kimselere benzemez yerini
Hiç kimselerin dolduramadığını bir görüversen
Anlatabilsem sana
Zeytin ağacımla konuştuğum akşamları
Yüzümü boyayan gün batımı kızıllığını
Serçe kuşlarının ekmek kırıntılarını binbir çabayla
Nasıl da kapıştıklarını
İzlemeye doyamadığım çocuk oyunlarını
Islak toprağı
Bağrı yanık ikindileri
Aheste gezen karahindibaları
Dünleri
Bugünleri
Yarınlardan umudumu
Sana yazdığım
Sana okuyamadığım şiirlerimi
Bahçemdeki diz boyu çiçekleri
Mahalle sütçümüzün sakar çırağını
Adının harflerini gazete manşetlerinde aramalarımı
Kapı zilimin seni hatırlatmasını
Çalmayan telefonumu
Soğuk camlara yansıyan düşüncelerimi
Sana kavuşamadan ölmek istemeyişimi
Rüyalarımda kör kuyulardan çıkamayan sesimi
Her gün bir yenisi eklenen beyaz saç tellerimi
Radyolardaki dünyalara özlemimi
Komşumun kapı aralığından sızan tencere yemeği kokularını
Uzun zamandır açmadığım kitabımın arasında bulduğum kurumuş gül yaprağını
Sabah ayazlarında kahverengi battaniyeme daha bir sarıldığımı
Sokak çocuğuna verdiğim kırmızı, sulu elmayı
Bölüştüğüm ekmeği
Her gün istiflediğim tabakları
Kırmızı kareli masa örtümü
Vazodaki solmuş çiçekleri
Sen çıkmazsan diye bakmadığım falları
Kötüye yormadığım kâbuslarımı
İçi su dolu şampuan şişemi
Bağcıkları eskiyen kahverengi botlarımı
Gittikçe sola yatan el yazımı
Körelen tırnak makasımı
Tekirin kuyruğundan çıkardığım makarayı
Kırılan kalemimi
Filiz vermiş çiçeğimi
Kapı önü yalnızlığımı
Topuğu delinen çorabımı
Ağaca takılı mavi uçurtmayı
Tüm çiçekleri
Defterleri
Mevsimleri
Soba üstüne koyduğum portakal kabuklarını
Sayfaları kırışmasın diye defterlerime iliştirdiğim ataçları
Adımlarımı
Kaç adımda bana geleceğini
Kaç adımla sana koşacağımı
İyi niyetlerimi
Sevgimi…
Kalbimi…
Sayı: 58