Etiket: yalan

  • Cymbeline

    Cymbeline

    cymbeline5Çevirisi Özdemir Nutku‘ya ait olan ve ilk gösterimi geçtiğimiz ay Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından Cüneyt Gökçer Sahnesi‘nde gerçekleştirilen oyun, Andrei Borisov rejisi ile seyirciye sunuldu. Toplam 27 oyuncunun rol aldığı, 2 perdelik ve 180 dakikalık Romans türündeki oyunun Dekor tasarımları Mikhail Egorov‘a, kostüm tasarımları Sardana Fedotova‘ya, ışık tasarımları Osman Özgören‘e ve müzikleri Kemal Günüç‘e ait.

    Shakespeare’in son dönem eserlerinden (1609-1610) olan Cymbeline’da; Britanya Kralı Cymbeline’ in kızı İmogen ile gizlice evlendiği Posthumus’un başlarından geçen olaylar eşliğinde Britanya’nın kuruluş öyküsü anlatılıyor. Oyunu, aşk, ihanet, ihtiras, kıskançlık, vatanseverlik duygularının ön planda tutulduğu klasik bir Shakespeare eseri olarak tariflemek mümkün.

    Oyunda, yapımı itibarı ile basit fakat görsel anlamda etkileyici dekorlar kullanılmış. Dış çevrede kumaş üzerine boyanmış yüksek Roma sütunları, iyi bir ışıklandırmayla dönemin görkemli yapılarını başarıyla betimliyor. Sahne değişimlerinde bu dekorlar yukarı doğru toplanıp gerektiğinde tekrar açılabiliyorlar. Ortada, kendi etrafında dönebilen ve tahterevalli gibi öne-arkaya kalkabilen hareketli, fonksiyonel bir platform kullanılmış. Bu platform, oyun akışına bağlı olarak bir liman iskelesi, bir kale giriş köprüsü ya da Romalı askerlerin kürek çektikleri bir kadırgaya dönüşebiliyor. Doğrusu, kostümlere de söylenecek bir söz yok. Dönemin giysileri, karakterler üzerinde başarıyla sergilenmiş. Buna karşın ses düzeni ile ilgili bir sıkıntı var. Müzikler zaman zaman oyuncuların seslerini bastırıyor ve benim de bulunduğum arka bölümdeki seyircilerin diyalogları anlayabilmeleri güçleşiyor. İlk gösterim olması nedeniyle bu tür aksaklıkları doğal karşılamak gerek,  zaman içerisinde tepki ve eleştiriler de göz önüne alınarak bu tür problemler giderilebilir.cymbeline4

    Bir tiyatro oyununda ilk dikkat edilecek şey, rol alan oyuncuların canlandırdıkları karakteri ete-kemiğe büründürüp seyirciye sunabilme becerileridir. Shakespeare’in kaleminden çıkmış eserlerde bu gereklilik kendini daha belirgin hissettirir. Buna neden, yazarın kendine özgü ve şiirsel anlatım tekniğidir. Shakespeare karakterleri çoğunlukla duygu ve coşku dolu olurlar. Oyuncular, canlandırdıkları karakterin o anki coşku ve duygularını, yazarın eserinde ortaya koyduğu ruh haliyle, yani gerektiği şekilde seyirciye yansıtamazlarsa, yapmacıklaşır ve oyundan düşerler. Shakespeare karakterlerini canlandırmak bu nedenle zordur ve ciddi bir motivasyon gerektirir.  ” Oyun oynamak için değil! Shakespeare oynamak için sahneye çıkmak.”  deyiminin oluşması da bu yüzdendir.

    Bu oyunda, oyuncuların bir çoğunun sahne performanslarını beklentilerimin altında bulduğumu belirtmeliyim. Rol alan oyuncuların her biri, devlet tiyatrolarının seçkin sanatçıları kuşkusuz. Dolayısı ile bu, onların bilgisizlik ya da yeteneksizliklerini değil, rollerine yeterince motive olamadıklarını gösteriyor.

    cymbeline3Buna mukabil, Kral’ın üvey oğlunu (Cleten) canlandıran Nezih Işıtan’ın çok başarılı bir sahne performansı sergilediğini de belirtmeden geçemeyeceğim. O nasıl bir enerjidir ki sahneye adım attığı anda tüm gözler adeta ona kilitleniyor, diğer oyuncuların önemli bir bölümü kendilerinden beklenen coşku ve duygusallığa ulaşamadıkları için de haliyle rol çalar duruma düşüyor.

    Bir eleştirmen onun hakkında şu ifadeyi kullanmış:

    –  Bu adamın içine Dionysos kaçmış!

    Böylesi bir performanstan sonra bu görüşe katılmamak pek mümkün değil. İmogen karakterini canlandıran Eda Aydınlı, Philario karakterini canlandıran Cevat Duman ve Uşak Pisanio karakterini canlandıran Nejat Armutçu da göz dolduran sanatçılar arasında.

    3 saatlik bir oyunda seyircinin oyuna bağlı kalmasını sağlayabilmek zordur. Buna rağmen, Shakespeare’in güçlü kaleminden çıkmış, renkli olaylarla bezeli ve sürekli değişen dekorlarla hareketlendirilmiş oyununu sıkılmadan seyrediyorsunuz. Oyun, Ankara ve İstanbul tiyatrolarında dönüşümlü olarak sergilenmeye devam ediyor.

    cymbeline

     

  • Yalan Yalnızlık

    Yalan Yalnızlık

    YalanYalnızlık_Kapak

     

    Yalan Yalnızlık, içerisinde bulunduğu proje ile aynı adı taşıyan ilk kitap. Bu kitapta, anksiyete bozukluğuna sahip bir bireyin hayal dünyasına bakmış olacağız ve bu bizlere, Yalan Yalnızlık’ı öğrenme isteğine itecek. Çünkü kaygı ve korku yerine, henüz olmayanı sunmaya çalışan bir felsefedir Yalan Yalnızlık.

    Yalan Yalnızlık projesi, 2 adet kitap, 1 adet resim sergisi, 1 adet müzik albümü ve 1 adet kısa filmden oluşan ve anksiyete bozukluğu konusunda farkındalık yaratmaya çalışan bir projedir. 2005-2006 yılından günümüze kadar olan bilgi ve deneyim birikimlerinin harmanlanarak topluma sunulmasını amaçlar.

    İlk kitap olan Yalan Yalnızlık, 2014 yılında raftaki yerini buldu ve projenin ilk adımı da bu kitap olmuş oldu. Yakın tarihte kısa filmin yayınlanması ile beraber, proje tüm hızıyla devam edecek.

    Saygılarımla.