Tuval

Oturdu ressam Bir elinde palet Oval bir çehre kullandı Dudakları ciddi Bıyıkları seyrek ve sarı Burnu kemer Yaşadıklarını sıkıyordu Gözleri görmesi gerekenleri görmüş Çizgiler anılarını anlatıyordu Saçları uzun ve seyrek Geçmişi gibi arkadan bağlamış. Baktı ressam Gülmeyen bir adam Yorgun…

Mitolojik Aşk

Sen! Evet, sen! Bilgelik tanrıçası Zeus’un kızı Hatırlar mısın yıkandığın Bartın çayını Üç yolu nasıl da bağlamışsın kendine Sen! Eros! Evet, sen! Hatırlar mısın attığın ilk oku Hani ilk aşklar unutulmazdı Ve hiç sapladın mı kendine Tahta başlayıp demirle biten…

İstanbul’un Penceresi

Bir penceresin İstanbul İnsanlar geçerken Martılar nöbet tutuyor vapurlarında Güneşin renginde Bir telaş Ve gölgeler Dolduruyor pencerenin önünü Bir açsa camlarını Kaçacak insanlar rüyalarından Bir gün daha bitiyor endişesi Doldurmuş şehrin manzarasını Ve güneş batarken Hep hüzün turuncunda Bir penceresin…

Pencerem

Hohlayıp evimin camına Adını yazdım buğulu bir kış günü Kayboluyordu Gidişini bir daha izledim. Soğuk bir kış günü Kim suçlayabilir Evsizi içtiği şarapla Acaba sen ne yapıyordun İnsanı takip eden Bulutların altında. Penceremden dünya çok dardı Kapımdan çıktığında nasıldı acaba…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.