Mavi gökyüzü, aralanır beyaz kanatlarla Kâh bir yudum simit yakalama çabasında Kâh burun buruna bir yarış ada vapuruyla Kanatlar, ezeli rozet kadim İstanbul’a Sensiz eksik İstanbul! Turkuaz boğaz keza, Yorgun gözlerim dinlenir deli rüzgârında Savrulur saçlarım, karışır düşünceler dalgalarına… Kız…
Apocalypse Now
1979‘da Cannes‘da bir basın konferansında, Francis Ford Coppola henüz tamamlamadığı Apocalypse Now (Kıyamet) filminden söz eder: -Filmim, Vietnam hakkında değil, Vietnam’ın gerçekten olduğu haliyle ta kendisidir. Amerikalı askerler Vietnam’da ne yaşadılarsa bizde aynını yaşadık. Biz ormandaydık, çok fazla paramız ve teçhizatımız vardı…
Aşk
Gözlerinin yeşili bulutlandı soğuk bir griye çaldı, perde inmiş gibi birdenbire sönükleşti gözünün feri. Ellerini koyacak yer bulamıyor, kıpırdanıp duruyor iskemlede , tedirgin , üzgün mü? Keşke söyleyeceklerini bilmesem, tahmin etmesem. Kırılma anı; içimde kapladığı yer küçülecek birazdan ve hiçbir…
Özgürlük Bilinmezi
Tek engel özgür olamayışımızmış gibi, hep bir özlem içindeyiz şu kuşlara. Bakıp da her şeyi bir kenara bırakınca; özlemimizin “bilinmezlere” olduğunu bulabildim. Sorun bilinmezdeydi, bilinmezlikler de özgürlükte. Yani bu kadar özgür olsak da yine bir engel bulurduk derinlerde.
Her Kaçış Bir Özgürlük
Devri geçen bir imparatorluk, Çöküşüne yakınken boşalır hazinesi. Kan dolu toprağında binlerce yüz. İhanet dolu yürüyüşler üstlerinde. Para kokuyor gözleri, Altından ihraç edilmiş bolca sıfır, atılmış paralarından. Tapınırlar sırtları dönük hayvanlara. Yeşile savaş açmış renksiz suratları. Birkaç kayıp mühim değil,…
Kırık Nesnelerin Tiyatrosu
Kırık nesnelerin tiyatrosu bu hayat dediğimiz şey. Bencilce, ahmakça, bir savaş sonlanacakken atılan bombaymışçasına İnsanı insan yapan her şeyden yoksunca. Her ihtimali sevebilenlerin hikayesi bu biraz da. Biz sonlandık yani seninle bir görevdik, başarısız sonuçlandık. Gezegendik belki, çıkarılmışız gezegenlikten sonra…