“Bilme tutkusu insanları nasıl bir sona sürüklüyor. Görmek, duymak, bilmek ve öğrenmek isteyen şu zavallı cerraha gösterilmeyen saygı, sadece karanlığı, soğuğu ve sessizliği algılayan ve hiçliği bilen bir cesede gösteriliyor. Onu katleden insanlar evlerine döndüklerinde belki de çocuklarına Kubelik’in acı sonunu…
Son Perdenin Rengi Ne?
Hiç! diye bir hıçkırıkla başladı şiir. Satır aralarında kaç kere ölündü Bir bilseniz! Ah dostlarım bir bilseniz. Sükunet bekliyor bizi Kral öldü çıplak yok. Zalimler için yaşıyor cehennem! Biliyorum. Ama inanan yok. Kaybettim Kudüs’te ruhumu Az biraz hükümlüdür biraz da…