Bunaldı çehremiz Dört nala koşturan kalabalıktan. Beş kala yaşandı her şey; gelmeler, kalmalar, vedalar. Altı kapısı vardı bahçesinde derebeylik kurduğumuz konakların. Yedi belaydı, bükemediğimiz bilekler. Sekiz kere el açmıştık, ulu dergahın ravzasında. Dokuz canlıydı sevmelerimiz, kaybetmelerimiz. On kere on, yüz…