yoğun radyoaktif madde içeren bir deney tüpünü taşır gibi taşımak sevgiliyi avuç içinde.
italikliyorken kopkoyu kederimi ben,
yağmur tetikliyor kaosu
asfaltlandıkça yollar uzuyor.
istismar ediliyor madenler
demir, kurşunla tanış olmamış.
özenerek azmediyorsun mutsuz ve sonsuz distopyalara
garbın afakı çelimsiz
çelikten bir zırha bürünmüş ruhum
imanımdan ötesi gözümde değil
kupkuru kalabalık,
dama serili kurutulmuş bir kalabalıkla kışa hazırlık yapıyor içim,
nereye uğramadıysam orası aden bahçesi.
kalbin civarlarında voltalanıyor ağrılarım,
bir adım, iki adım, üç adım sonra yalıyar
kuşlarımdı mavi diye gördüğünüz,
çifte su verilmiş göğünüzde yalpalanan
ölünenler, ölümün boşluğunda çalkalanırlar dedi,
ben bir sabah ellerimin ilkel yansızlığında durulanırken
gaipten bir koro ağıtlar yakıyor yüzüme karşı,
geç kalın hey insanlar, ortalık yerde kalsın çürüyen tenim.
ve bir cıgara daha, ekvatorun efkârı için.
Share This
Önceki Yazı
Sondan Başlayan Şiir
Next Article