Günlerden pazar, aylardan temmuz ve yıldızlar gökyüzüne tırmanmış, karanlığı eğlendiriyorlar. Bir yanıp bir sönüyor, bazen kayıp bir umut oluyor, oyunlar oynuyorlar.
Gecenin altında, yirmilerinde bir kadın. Eline aldığı siyah topuklu ayakkabılarıyla yürüyor. Çıplak ayakları, sıcak kaldırımlarda yavaş yavaş ilerliyorlar. Yüzünde kurumaya yüz tutmuş yaraları sarmalıyor – yağmurlu, rüzgârlı ve telaşlı bir havada dalgalanan kara çarşaf misali uzun saçları. Yeşil gözlerinden akan damlalar, kırmızı yanaklarından kayıp gerdanına akıyorlar sakin sakin, ürkekçe.
Kadın, titriyor. Kadın, ağlıyor. Kadın, bir yaz gecesine rağmen üşüyor.