İSTANBUL DEVLET TİYATROSU’NDA BİR DÜNYA PRÖMİYERİ
Goethe’ye dair
Dünyaca ünlü Alman yazar Johann Wolfgang Von Goethe adete bir yaşam paletine sahiptir. Birçok insanın, tarzın, ortamın renklerine değerlerine ve deneyimlerine sahip olan Goethe, yanından edebiyatı hiç ayırmadan kendine çok farklı sıfatlar edinmiştir.
Edebiyatçı, politikacı, doğa bilimci ve ressam olan Goethe, Frankfurt’ta hukukçu bir baba ve varlıklı bir ailenin kızı olan anneden dünyaya gelmiştir(Babası Johann Caspar Goethe, annesi Catherina Elisabeth Goethe). Goethe disiplinli, ciddi, çalışkan, modern, farklı gelişim ve öğrenim teknikleriyle yetiştirilmiştir. Fransızca, İtalyanca, İngilizce, Yunanca, Latince dil eğitimi derslerinin yanında din, resim, çello, piyano ve dans dersleri de almıştır.
Gerek döneminin siyasi koşulları gerekse tanışma fırsatı bulduğu hayatına yön veren kişiler sayesinde kendisine hep bir şeyler katmış, günümüze kadar gelen dünyaca ünlü, kabul edilmiş eserleriyle herkesin hayatında iz bırakmıştır. Eserleri her zaman hayatının tabloları gibi olan Goethe kendisini, çevresini, duygu dünyasını anlatmıştır.
Gençliğinden itibaren eğitiminde, gezilerinde, çalışma hayatı içinde hayatına birçok kadın girmiş, aşka dair birçok şey yaşamıştır. Edebiyata, çalışmaya, gelişmeye düşkünlüğünden midir bilinmez; ilişkilerinde uzun süreli birlikteliği, tek bir kadına ait olmayı gerçekleştirememiştir. Belki de Goethe o kadar çeşitli özelliklere, uğraşlara, çevreye sahipti ki tek bir kadın, tek bir yaşam tarzına uyum sağlayamamıştı.
Goethe;
Genç Werther’in Acıları’yla yasak aşkı, ihtirasları, acıyı yaşatan
Prometheus ile destansı şiiri hissettiren
Gretchen trajedisinden bir annenin en büyük acısını gösteren
Wilhelm Meister’in Çıraklık Yılları ile burjuva hayatını anlatan
Faust’ta ise şeytanla bahse giren evrensel bir insan trajedisini gözler önüne sermiştir.
Bu ve bunlar gibi sayısız esere imza atmış, örnek olmuş Dünya ve Alman edebiyatının en önemli sanatçılarından biridir.
Kazım Akşar’ a dair
1979 yılından itibaren Devlet tiyatrosu ailesine gönül veren oyuncu Ankara Devlet Konservatuarı’ndan mezun olduktan sonra oyunculuklarla, eğitmenliklerle hayatını tiyatroya adadı.
Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar ve Beyaz Geceler’ini, Oscar Wilde’ın Dorian Gray’in Portresi’ni oyunlaştırmıştır. Ankara, İstanbul, Eskişehir, Antalya Devlet Tiyatrolarında da yıllardır oyunculuk ve yönetmenlik yapmaktadır.
TİYATRO SAHNESİNDE KOCAMAN BİR HAYAT
Kazım Akşar’ın yazarlığını ve yönetmenliğini yaptığı “Güneş Batarken Bile Büyük” oyunu Goethe’nin yaşamını, aşklarını, döneminin siyasi ve toplumsal yapısını, kişiliğini, sanatını, hayata ve insanlara karşı tercihlerini İstanbul Devlet Tiyatrosu sahnesinde gözler önüne seriyor.
Bu oyunla bir yandan dünyaca ünlü bir edebiyatçının hayatına, anlayışına dokunurken bir yandan da tarihin tozlu raflarına şöyle bir göz atıyoruz.
Güneş doğarken güçlü olmaya, enerji toplayıp, ısınmaya/ısıtmaya çalışıyordu; gün yavaş yavaş sonlanırken ateşli, coşkun güneş bütün ihtişamıyla güne gözlerini hayranlık uyandıran bir bakışla kapatıyordu.
‘’Güneş Batarken Bile Büyük’tü.’’