Geçtiğimiz ay sonunda tüm dünyada vizyona giren 123 dakikalık Warner Bros yapımı bu fantastik film, 160 milyon dolarlık bütçesi ile parmak ısırtmış ve özellikle fantastik film tutkunlarını büyük bir beklentiye sevk etmişti. Beklentinin büyüklüğü, vizyona girdiği ilk gün Amerika ve Kanada’da 38 milyon doları, dünya genelinde ise 81 milyon doları aşan gişe hasılatından da belli oluyordu.
Bu film, Godzilla Filmlerinin üçüncüsü olma özelliğini taşıyor. İlki 1954 yılında Japon Yönetmen Ishiro Honda tarafından çekilmiş. İkinci çekim, 1998 Yılında Amerikalı Yönetmen Roland Emmerich tarafından gerçekleştirilmiş. Yönetmenliğini Gareth Edwards’ın yaptığı bu üçüncü Godzilla Filminin başrollerini; Aaron Johnson, Ken Watanabe ve Elizabeth Olsen paylaşıyorlar.
Vizyondaki bu son Godzilla Filmi, bilgisayar teknolojisinin ulaştığı noktayı gösteren çok başarılı görsel efektleri ile göz doldurucu bir şölen sergiliyor. Buna mukabil, kurgulama anlamında aynı başarıdan söz etmek mümkün değil. Filmin insan kahramanları ile seyirci arasındaki duygusal bağların oluşumu ve güçlendirilmesine gereken zaman ve önem verilmeden yaratıkların sahne alması, seyircinin gerekli motivasyonunu ve duygusal yükselişini önlediği gibi yaratıkları, seyirci gözünde başrol oyuncuları olmaya zorlamış. Bu durumda, filmin insan kahramanlarına da doğal olarak figüranlık yapmak kalmış.
Filmin kurgulamasındaki bu eksiklikler bir yana bırakılırsa, yüksekliği 100 metreyi bulan bir yaratığın insani boyutta kadraja sığdırılabilmesi ve olaylara dahil edilmesi çekim tekniği açısından oldukça meşakkatli bir iştir. Film izlenirken bu önemli sorunun çok başarılı çekim açıları kullanılarak aşıldığı gözlenebiliyor. Bu ise filmin teknik kadrosunun başarısını gösteriyor.
Sonuç olarak, Godzilla’nın bu üçüncü çekiminde kullanılan görüntü tekniklerinin ve görsel efektlerin çok başarılı olduğunu söylemek mümkün fakat kurgulama anlamında aynı başarıdan söz etmek pek mümkün değil.