İstanbul’da, adını kurulduğu semtten alan Galata Kulesi 14. yüzyılda Galata’ya yerleşen Cenevizliler tarafından, 1348 yılında bölgelerini yabancılara karşı korumak amacıyla, Galata surlarına ek olarak yaptırılmıştır. Galata surlarının baş kulesidir. Kule Cenevizliler zamanında denizden gelebilecek herhangi bir saldırıya karşı önlem alabilmek için gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. Belirli bir süre zindan olarak kullanılmıştır. Daha sonra rasathane ve yangın kulesi işlevi de görmüştür. İlk uçan Türk olan Hezarfen Ahmed Çelebi, ünlü uçuşunu Galata Kulesi’nden yapmış ve Üsküdar’a kadar uçmayı başarmıştır. Galata Kulesi, dünyanın en eski kulelerinden biridir. 13. yüzyılda Cenevizliler tarafından kullanılmıştır. 1453’te Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi birlikte Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetimine geçmiştir.
Yerden, çatısının ucuna kadar olan yüksekliği 77,25 metredir. 1965 yılındaki restorasyondan önce üstündeki külah şeklindeki yapı olmadan boyu 51.65 metre idi. Yapılan statik hesaplamalara göre kulenin ağırlığı yaklaşık 10.000 tondur. Duvarlarının kalınlığı ise 3,75 metredir. Orta boşluğun bodrumu zindan olarak kullanılmıştır. Kulenin kalın gövdesi işlenmemiş moloz taşındandır.
Galata Kulesi’nin iç çapı zemin katında 8,95 dış çapı en alt kısmında 16,45 m ve duvar kalınlığının birer çıkıntısı şeklinde devam eder. 4. Kattan sonra, Türk çağı yapımı olduğunu gösteren biçimde mazgallar ve 5. Katta top namlularının yerleştirildiği yuvalar vardır. Yerden külah ucuna kadar kulenin bütün yüksekliği 66,90 m’dir. 7. ve 8. katların her biri 14 pencerelidir.
1965 yılında yapılan restorasyonda kulenin temelini güçlendirme çalışmalarında temelinde yapılan kazılar sonucu merkezinde tünele rastlanmıştır. Tünelin Cenevizliler zamanında yapıldığı ve tehlike anında kaçmak için yaptıkları ya da denizden gelen ticari malları bu tüneller vasıtası ile kuleye çıkardıkları sanılmaktadır. Tünelin ucu haliç kıyısına doğru ilerlemektedir. Ayriyeten Galata’ya inen ayrı bir tünelin olduğu da görülmüştür. Tünelde kafatasları ve kemiklere rastlanmış ve bu kemiklerin zindan olarak kullanıldığı sıralarda kaçmaya çalışan mahkûmların olduğu sanılmaktadır. Galata kulesinin etrafındaki yapıların zemin katlarında yapılan araştırmalarda da bazı yapıların altından kuleye doğru giden tüneller keşfedilmiştir.
Kule, daha eski bir kulenin yerinde 14–15 yüzyıllarda inşa edilmişti. Haliç’in, tarihi İstanbul’un, Boğaziçi girişinin ve Asya yakasının benzersiz manzarası en muhteşem şekilde Galata Kulesinden görülür. Limanı ve şehri gözetlemek gayesi ile kurulan kule değişik amaçlarda asırlarca kullanıldıktan sonra, günümüzde de orijinaldeki gibi, manzarayı seyretme işi görmektedir. Asansör ile çıkılan kulenin üst iki katı restoran ve gece kulübü olarak organize edilmiştir. Buralardan ve panorama terasından İstanbul’un görünümüne doyum olmaz. Buraya özgü atmosfer ve güzel bir manzarada, oryantal dansözler, folklor ekipleri, şarkıcılar ile renkli İstanbul geceleri yaşanır.