Babamın küfretmesine hiç alışık değildim. O akşam eve gelince ilk defa küfretmişti. “Hangi hayvan oğlu hayvan şu binanın girişinde ki ampulü patlatıyor” dedi. Bizim apartmanın girişi içerideydi genelde zindan kadar karanlık olurdu, o yaşlarda akşam ekmeğe gitmek ile korku filmi…
Beş Dakika Sonrasını Gören Adam
“Günler hiç geçmiyor” dedi geçip oturdu yağmurlu bir pazar sabahında parkın bir köşesine. İçinden ağlamak geliyordu fakat ağlamadı ard arda neden gelirdi ki bu dertler? Bir Amerikan atasözünü hatırladı “Belalar tek gelmez” diye. İç geçirdi tekrar, demek Amerikalılar savaştan başka…
Cennette Bir Gün Daha
Uyandığımda Ocak ayının yedinci gününün yaklaşık on üç saati geçmişti artık. Bayağı bir yorgunluk vardı üstümde; fakat buradaki bayağı kelimesi en popüler iki anlamını da barındırıyor. Can sıkıntımın ruhuma şantaj yapar gibi verdiği sönük enerji ile bir şeyler atıştırmak için…
Gri Adam
Tanımadığı bir evde gecenin bir saatinde gözlerini açtı. Önce boş boş bakındı sonra nerede olduğunu fark edip doğruldu. Çırıl çıplak bedeni karşı geldi başta. Soğuk tenindeki bütün tüyleri kıyama dikilirken, tekrar sıcak yatağa yatma hissini yatıştırıp tek hamlede ayağa kalktı. Balkon…
Kırmızı Kadın ve Birkaç Bilindik Acı
Tırnak etlerimi koparmamak için oturduğum, öne ve arkaya doğru sallanan sandalye artık yok. Geçen cumartesi perdeleri asarken yolun başında bir hurdacı gördüm ve o paspal halime aldırış etmeden inip sandalyeyi alıp almayacağını sordum. “Çok bir şeyi yoksa alırız abla” cevabını…
Sivilce Hareketler
Lanetli bir takım elbise, her gün taranmaktan bunalıp intihara kalkışan kırgın saçlar, ensenin en olmadık yerinde kendisine özerk bir yaşam ilan eden sivilce ve aynanın içindeki ben. Yeniden bir aradayız, sonucu belli olan bir iş başvurusuna gitmek üzere. ‘İşe kabul…
Katil Mutluluk
Kasım yataktan doğruldu ve yanındaki komidinin üstünde duran sigarası ile çakmağını aldı. Sigarasından derin bir nefes çekip, yatağın başlığına sırtını dayadı. Yanında uzanan güzel kadına bir bakış attı ve durgun bir ses ile ”Sen ve ben mutluluk yarışının zorunlu katılımcılarıyız. Buradaki…
Mizah Ötesi
Hayat küçük bir çocuk gibidir. Çünkü acımasız bir mizah anlayışına ve sürekli oyun oynama isteğine sahiptir. Bizler ise bu küçük çocuğun oyuncaklarıyız. Zaten bu denli bilge bir çocuğu ancak bizim gibi yaratıklar tatmin edebilirdi. Hayat ne zaman bir oyun oynasa,…
Kahreden Pişmanlık
Hasta yatağında başı göğsüme yaslıydı. Ellerinin tenime pamuksu dokunuşu tüylerimi ürpertiyor, soluk alış-verişindeki dinginlik ve huzuru bakışlarındaki mutluluk ışıltıları doğruluyordu. Ona yönelik sayısız gözlemim, bana söylemek isteyip de söyleyemediklerini bir bir tariflemeye yetiyordu. Benimle birlikte nefes almayı, günü-geceyi benimle paylaşmayı,…