HANEKE’DEN “CACHE”: VİCDAN BİR BİLİNÇ MESELESİDİR
Cache (Saklı), her filminde izleyicisine “huzursuz bir seyir” vadeden Michael Haneke’nin yarattığı beklentiyi fazlasıyla karşılayan filmlerinden biri. Filmin ele aldığı temel konular politik yönüyle sömürgeci Batı’nın yıllarca topraklarından sınırsız şekilde faydalandığı insanları kendi topraklarına ikinci sınıf vatandaş olarak dahi kabul etmekte gösterdiği çekince, psikolojik/duygusal yönüyle ise gecikmiş bir vicdan muhasebesinin ne tür karakterlerde hangi şekillerde ortaya çıktığının incelenmesi.
Burjuva-entelektüel, üst tabaka Fransız Georges’un (Daniel Auteil) çocukluğunda ebeveynlerini kendisiyle paylaşmak istemediği hizmetçilerinin oğlu Majid’i evden uzaklaştırmak için yalan söylemesi, Majid’in birinci sınıf bir eğitim sonucunda belki de bir Georges olabilecekken yetimhanelerde büyüyen, fakir bir yetişkine dönüşmesiyle sonuçlanır. Majid’in anne ve babası 17 Ekim 1961’de Fransızların göçmen Cezayirlileri katlettiği olaylarda hayatını kaybetmiştir, burada filmin politik damarına ulaşırız. Majid’in evden yollanmasına sebep olması ise, Georges’un eşi Anne’den (Juliette Binoche) bile gizlediği “saklı”sıdır.
Bir gün Georges’un ve ailesinin hayatından kesitleri kaydeden kasetler laurent hanesine ulaşmaya başlar ve Georges her ne kadar işi kendisi ve ailesi açısından açısından bir güvenlik meselesinden ibaret kılmaya çalışsa da kasetlerin kaynağını bulamadıkça ve Majid’e doğrulatamadıkça geçmişe dönmek zorunda kalır.
Majid kendini şok edici bir şekilde öldürür, ancak oğlu Georges’a geçmişten bugüne yaşananların tek tek hesabını sormak yerine Georges’a “vicdani durumu”nu sorar. Georges, Majid’in ölümüyle kendisinin ilişkilendirilmemesi sonucu ne kadar gerçek olsa da hayatındaki sorunun artık tarih olduğu hissiyle kafa karışıklıklarını tekrar atar ve özündeki kötüye döner: Majid’in oğluna vicdanen rahatsız olmadığını söyler. Majid’in oğlu, aslında beklediği cevabı almıştır, uzatmaz.
Georges, geçmişe gömdüğü bir suçun ardından rahatça uykuya dalar. Evet, kasetleri kimin gönderdiği belirsizdir, ancak film bu yönüyle ne kadar eleştirilse de bence gerçekten de kasetleri kimin gönderdiği önemsizdir. Georges, “vicdan” sınavından kalmıştır. Üst tabaka bir entelektüel olarak hala bilincine varamadığı bir konudur vicdan.
Film Georges’un oğlu ile Majid’in oğlunun okul merdivenlerinde dostça konuşmasıyla sonlanır: Karamsar olmak için bunca sebep olduğu halde, yeni kuşağın eski kuşağın hatalarını yapmayacağına dair inancın da korunabileceği vurgusuyla.