Kulağımda “Kalk yavrum, kalk!” sesleri. Aralanan göz kapaklarımın arasından seçebildiğim iki kafa. Öndeki, gecenin bir yarısında uykumu bölmenin mahcubiyetini güleç yüzüyle örtmek isterken minik zeytin gözleriyle komik görünen anneannem; arkadaki ise, karakteriyle bütünleşmiş, yıllardır her baktığımda bir anlam çıkarmaya çalıştığım…
Durmak Yok
– Deli! Deli! Çocuk, yere çömelmiş kadının arkasından başörtüsünü çekiştirerek arsız arsız bağırmasına devam etti. – Kulakları küpeli! Eşarbının bir ucu ağzında olan kadın, dişlerinin sıkıldığı, çenesinin kasıldığı durumdan çıkarak bağırdı: – Git, gelme onların yanına! Yerdeki sarı kahverengi yaprakların…
Bana Bir Deniz Feneri Lazım
-Anne, bu beyaz gömlek niye ütüsüz? -Oğlum, bu kadar şey arasında onu mu buldun giyecek? Ütülü bir şey giysene… -Ben bunu giymek istiyorum. Hadi ütüle, geç kalacağım yoksa. Serap, daha çok sabahları yazar, seherin getirdiği uhrevi ilhamı kullanır hatta onu…