Ferhat Nehir
81 Articles1 Comments

Sessiz Saçmalıklar (X-XV)

-Vol.10- Mantıklı olan birçok şeyi bir kenara yığıp, tam karşısında da saçma gelen şeyleri yığınca ne oluyor biliyor musunuz? Saçma taraf daha bir güzel, daha çekici görünüyor; mantıklı taraf da bir acı bir hüsran bir… Aklınıza gelen her şey var.…

Işıklı Fayton

salının gecesine yetişmeden inmeliyim zaman treni duvarlarda asılmış bekler ne vakit yorulmuş bir ışığa imrensem uçurumdur aydınlıktır tutup içine çeker başımda binbir tütünlü ruhsuz gelin ardımda kulağı sağır ordular bu yolda yürüyeceğiz kaybolanlar bu yol ki doğruluğun kalbinden küçük bir…

Sessiz Saçmalıklar (V-IX)

-Vol.5- Sahip olduğumuz hatta bizim kabul ettiğimiz her şey için yeri geldiğinde bir mücadele veya uğruna başka bir şeyleri feda etmemezi ister. Bu tıpkı her duygunun sonucunda bir pişmanlık veya bir hüzne gebe kalma olasılığının var olması gibi bir şeydir. Bunun…

Kaybolan Yılkı’ya

zaman kayıyor ayaklarımın altından bitiyor dünya dinlerseniz duyarsınız sessizliği dinlerseniz duymazsınız sessizliği keşke her şey rüya babam oluyor annem oluyor sen oluyorsun babam ölüyor annem ölüyor sen gidiyorsun hepsi göğün kuşağında bir renk ne kadar ağlayamıyoruz hala hayret efgan çatlıyor…

Sessiz Saçmalıklar (I-IV)

-Vol.1- Özlemek kadar anlamsız, basit, acı verici ve bir o kadar da kutsal bir şey yok galiba bu yaşamda. Nedenlerini sıralamaya kalksak ve “buradan köye yol olur” gibi bir fikir beyan etsek hiç de ayıp kaçmaz herhalde. Çünkü şöyle bir…

Diye Bağırdı Deli

kaf dağı altında kalmış karınca görsen bencil ağlamaklı ve duyarsızca nereye baksa uzak görülmediğinde yıldızlar kayıp bir yol bile yok ah’lardan dağ içinde dağ göz görmüyor şehirlerden gelip geçen hikayeler ah o korkmalı ve mahsun katrana bulanmış birden beklemek üç…

Nereye Gitsek

sigaranın ilk nefesinde mor menekşeler uçuyor kadın oturmuş bir arabın içli içli söylenmiş şarkılarını dinliyor geçmiyor gece çünkü gece gelince bin yıl hüküm sürer buralarda buralar dediğime bakmayın nereye gitsek oralar bura pekiştirmek için tekrar geçiyorum üstünden eziyorum en olmadık…

Poseidon’un Maceraları (VII. Bölüm)

Devam ederken… Biz tanrıların uykuları ağır olur, bir uyumuşum sanki bin yıl gibi gelmişti. Saate baktım durmuş, pili bitmiş deyip çıkarıp attım. Benim at kafalı hatunun hediyesi olduğunu hatırlayıp çöpten çıkarıp koleksiyona yerleştirdim. Üzerimde seksi röpteşambırım ve elimde viskimle kaptan…

Bi’set

güz rengini külden almışsa susarak geçmeliyiz bu diyardan başımızda ne kuşlar dönüyor ne de kendini kaybetmiş hatıralar özlem biriktirmek heybelerde ne cesaret ister söyle söyle de dinlesin bir sazın yankılarını ruh sığınağına kapanmış kulağım göz kapakları sarhoşken açılırmış böyle buyurdu…

Şanssız Bir Şairin Şiiri

Salıverilmemiş ünlemli sözcüklerim Bilahare kopuyor teker teker zincirler Soğukların ortasında temmuz gibiyim Ağlamaya kalksam taşar mı denizler? Bir kahve daha koyuyorum şarabın inadına Yaşanmıyor yaşanmamış bütün aşklarım Ne Semerkant’ta, ne Bağdat’ta. Bilinse boş geçilmez önümden Her geçen bir hançer saplayıverir…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.