Tohum filizlenmedi toprağa gömülmeden Ve ağaçlar yeşermedi bahar gelmeden. Gizlendi tohum toprağa, doğanın yeşili ağaca, Yaşam sırda çıktı ortaya. Ey insan, toprağın sırrında kavuştun varlığa, Tohumlar senin için serpildi toprağa. Yedin, içtin, ektin ve biçtin Tohum gibi toprak üstünde hiçtin.…
Alacakaranlık
Güneş’e hasret Susuz bir yaz akşamı Baştan aşağı gölgede Yer ile asuman. Toprağı değiştirilmiş bir fidan gibi Huysuzum, susuzum… Hasretim aydınlığa. Alacakaranlıktayım. Kafamın içinde volta atıyor Huysuz tilkiler gibi düşünceler Kuyruğu birbirine değmeden. Varla yok arasında bir yerdeyim “To be…
Ölüm Tabutları
Bir evlek boşluğuna yatırmış Kayıtsız küreksiz çocukluğunu Çıplak ayaklı masallardan dinliyoruz Yüreğimizin kapısını çürüten hastalıkları Teyellenmiş yıllar geçti böylece Çığlığın ölüm getirir nine Zenci karasını sıyırmış Acı bakır çalığı gecelerin azmanı Bir ülke yanlışın üzerinde yatarak onmaz Kurtlar sürüye dadanmış…
Pencere Bunalımı
Sonsuzluğa dair melodiler çoğalıyor Cumbalı bir ezgiden bakınca dünyaya Çok gördüm Az yaşadım. Önce kendimi yokladım Yitik bir pazartesi güncesiydi manzara Dokunaklı bir yazgıya çaldım parmaklarımı İsteksiz ve avareydi parmaklarım Geri dönüşü yoktu. Cumbalı bir ezgiden bakınca dünyaya Çiçeklerde ıslaklık,…
Ve Bir Zeytin Düşer Dalından
Bir gün oturmuş aynı kitabı okumaya başladığımız için seviniyordum Ertesi gün farklı cümlelerin altını çizdiğimizi fark ettim Bak, yine sayfanın yarısında tükendi kalemim Belki de şimdi şuracıkta bir ateş böceği gelir yardımıma Evrenin tüm ışıklarını bırakır avucuma Bir karınca gezinir…
Adanmak
Onu sahiplenme saltanatımı hep sürdüreceğim. İçimdeki tek kişilik kalabalığımda. Genç günler saklayacağım ona. Uzun uzun solusun yeniyi. Eskideki kesif hüznü asla hissetmesin. Zamandan artan ömrümü ona devredeceğim. Ben yaşamasam da onu içimde yaşatacağım. Tüm keşkeleri terk ederek, Tanıştığım pişmanlıkları ona…
Perili Köşk
Bir kadın yaşamış dediler, Tenine geçirdiği altın elbiseler Mavi balkonunda seyrettiği geceler Kanayan ellerinde kırmızı kadehler Gümüşten şamdanları, Hüzünden eriyen mumları Bir yarısı alevden yakut Güneşten yanmış diğer yanı Yalnız rüyalarında gidermiş uzak diyarlara Hayalini bekler dururmuş Anlatırmış kendini Deli…
Hayat Toprağın Kalbinden Doğar
Sayfalarını yirminci kez çizdiğim kitap, sana ne çok şey borçluyum bilemezsin. Bu iç konuşmalarımda yalnız kalmadığıma o kadar eminim ki senin sayende… Bazen odamdaki kalın perdeye günlerce dokunmadığım, baharın loş baygınlığını içime çekmediğim günler birbirini kovalarken pencerenin kenarında günlerce oturup…
Bulantı
Ter basıyor bedenime Boğuk otel odasında Hiç gelmeyecek olanı beklemek Hummalı bir hâl alıyor Kapana kısılmış yabani bir hayvan gibi Öylece duruyor ve haykırıyorum Ne haykırdığımı bilmiyorum Kafamın içinde dönüp duran Acılı çığlıkları haykırıyorum sanki İdam sandalyesindeki bir adam gibi…
Eksik Yapbozun Tahmini Parçaları
Dolmuştan indim. Güneşi enseme alıp yürümeye başladım. Aslında burada inmeyecektim. Niye indiğimi bilmedim. Ama cevabını düşünmedim. Hiçbir cevabın geçerli olmayacağını bildiğimdendir belki de. Yürümeye devam ettim. Güneşe bakınca gözlüğümün tozlu ve kirli olduğunu fark ettim. Tam gözlüğümün sağ sapından tutup…