Cemile Tarhan
90 Articles2 Comments

1988 yılında başlayan hikayenin oyuncusu, figüranı, yönetmeni, senaristi ve ışıkçısı.

Mahfi (III. Bölüm)

Belda canının acısını değil acıttığı canları düşünüyordu artık. Yaptığı hataların sonucunu aradan yıllar geçtikten sonra görüyor ve cezasını çekiyordu. Ama söyleyemezdi tüm bu olanları susacaktı, her ne pahasına olursa olsun… * Karan hala uyanmamış ve yaklaşık 2 saat geçmesine rağmen jandarmalar gelmemişti. Akşam…

Yükselecek Devrim

Kirli tulumu üzerinde Elleri simsiyah Gözleri naif, gözleri mavi Gözleri bulut, gözleri kuş Hiçbir zaman geçmemiştir ondan kış Sorsan herkese bilmez onu kimse O işçi, O insan, O hayat , Ve o yalnızca “1 Mayıs”larda hatırlanan bir dayanak. Ölüm ile…

Yorgun Dalga

Ellerim denizlerde gözlerim bulutlarda Sıcak bir mevsimin soğuk çığlığında Bir kuş gibiyim sanki Ürkek zamanın huysuz kahkahasında * Düş kırıklıkları ve hayallerim tıpkı bir dalga gibi Deniz içinde, koyu biçimde Yükselerek büyüyorum zamanla Sessiz şekilde Ve kendi içimde…

Mahfi (II. Bölüm)

Karan dışarı atmıştı kendini. Melsa ile Aral evde kalmış, Aral odasına çıkmıştı. Dün gece odada bulduğu Belda’nın yüzüğünü etrafı kolaçan ettikten sonra çıkartıp, uzun süre bakmasının ardından cebine geri koymuştu. Yatağına uzanmış geçmişi düşünüyordu. Geride bıraktıkları insanları, sokakları ve doğduğu…

Benim Hayatım

Renkli koltuklarda renksiz  hayatım Bazen bilinmez hayat kavgalarım Karmaşa ve kargaşa içerisinde Soğumuş çay misali ayrılıklarım. * Kaoslar içerisinde bir kuşum Bazen içten içe yanıp tutuşurum Bilmece içerisinde belki de bir hece Hayat yoğunlukla bir gece. * Üzülürüm, sevinirim, düşünürüm…

Mahfi

Saat gece 1 olmasına karşın evdeki tüm ışıklar yanıyordu. Uyku yoktu, konuşan yoktu. Herkes yaklaşık yarım saat önce kullanmadıkları ve depo işlevi gören odadan gelen seslere uyanmıştı. Sesler yabancı ama odayı açtıklarında gördükleri tablo gerçekti. Yakut ailesinin 10 yıl önce…

Boşluk

Uzaklar yakın, yakınlar uzak olur bazen Gördüğümüz yüz koşarak uzaklaşırken Çitler ardında buğulu bir ses duyarız; “Hey dünyalı hepimiz buradayız.”

Kavanoz

Hayallerim dahilinde doluca gezmek farklı yerlerde yaşamak, mutlu olmak vardı. Mesela bir kulübe ya da karavan ya da bir çadır. Düşündüğün an bir hoş geliyor zihne, bir nevi özgürlüğe atılan adım gibi sanki. Zaten kim bunları istemez ki? Özgür hissedemediğimiz…

O

Sabah olur O’nu görebilmek için uyanırsın Akşam olur O’nu görebilmek için uyursun Ayakkabılarını giyer, O’na gideceğin için mutlu olursun İçini, dışını, yalnız O’nunla doldurursun Her şeyi bırakıp sadece O’na yazarsın Herkes sonsuz kez sayarken Hiçbir rakamın önemi yoktur Çünkü artık…

Tek Yol Kalem!

Bir kağıda ihtiyacım var, ben yazdıkça yenilensin, Ve ben yazdıkça güçlensin, filizlensin. İnsanlara ihtiyacım var, körü körüne bir şeye güvenmesin, Umudunu bağlayıp kendini heba etmesin. İşte böyle, hep -masın, hep -mesin… Sanırım en iyisi, Herkes kaleme biat etsin…

BİR KÜÇÜK NOT

İletişim: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Geçici bir süreliğine ekibimiz dışından gelen yazılar değerlendirmeye alınmayacaktır.

Detaylı bilgi için tıklayınız.