Güneşi Çaldılar!
Sarısını söndürdüler,
Siyahını susturdular…
İğneyle ilmekleri parçaladı kadın, takma dişlerinden belli yaşı geçkin
Camdan gördü hırsızları, sesi çıksa bağıracaktı
Ya da herkes gibi üstüne örtecekti karanlığın,
Aralık’ın bilmem kaçıydı,
Tarih bir eksiltiyordu yaşamlardan…
Güvercinlerin bile dinozor akrabaları vardı,
Bizlerin yoktu.
O kadar acizdik
O denli acıyorduk birbirimize
Artık aşkın uğramadığı;
Duvar perde şehirlerde…
Düş kuran topraklarda eller,
Duymuş olacaklar ki
O gün daha bir sarıldılar, ocaktaki kömüre, bardaktaki suya
Gün gelecek diyordu bir baba,
Karşılıklı içeceğiz şarabımızı güneşle,
Aramda ne bir tanrı, ne köleyim,
Ne de güneşi teselli etmeliyim!