Ben Yokum Orada

Hangi hava alır götürür beni derin dehlizlere Işıksız, belki loş diplere Nerede kalabalık telaşlar varsa Nerede yakılmışsa ışıklar sonuna kadar bembeyaz Ben yokum orada Alırsın havanı sen de bir gün ey yolcu Arkana bakmadan gidersin dedelerin gibi Belki tahta gemilerde…

Şahları da Vururlar

Utanıyorum kimi zaman Kapağı açılmamış boş defterlerimden Kapılar açılıyor yeni yaşamlara, Gülen iki göz yetiyor uyanıp nefes almaya Hayat adil olsaydı karşılaşmazdı bunca insan Olmazdı yaşam Dünya’da filan Evrende aranan kara delik Başkentindedir paralellerin ve meridyenlerin Saatler ilerliyor yoksulluğa Saatler…

Dört Duvar

Siz şimdi dört duvar oldunuz Kapısız. Ne girilebilir içeriye yeniden Ne de çıkılabilir karanlığınızdan Ben bugünü yas ilan ettim üzerimde tonlarca veda Size ulaşmak namümkün Size ulaşmak, sokakta bir veba. Anlıyorsunuz ya hastayım Devasız Deva siz. Yıllar telaşlı geçiyor, yıllar çabucak Hani en çok…

Her Şeyi Bir Kenara Bırakalım

Bu ne perhiz! İçimde kıvılcımlar, en baştan Ta en baştan, tekrar Alev aldı, geride bıraktığımız buluşmalar. Yangınımızı yayıyorsun her geçen gün Mektup göndermediğin günlere aşk olsun Günler, bırak geçmeyi, gelmek dahi bilmiyor Takvim yapraklarını yırtmıyorum artık Ne boş sayfam kaldı…

En Baştan

Uzun yollar tüketeceğiz, Vakitler hızlı geçecek, Tadına doyulamayacak hiçbir şeyin. Bitmek bilmeyen bir sarılmanın sessizliğinde Tek bir soru-nun yeteceği bir anda Yeniden, en baştan seveceğim seni.

BİR KÜÇÜK NOT

Sponsorluk ve reklam için: info@rihtimdergi.com

YAZI GÖNDER

Demlik bölümüne, belirlenen tema ile ilgili Öykü/Deneme/Şiir türlerindeki yazılarınızı  31  Aralık 2020‘ye kadar gönderebilirsiniz. Bu tarihten itibaren gönderilen yazılar, değerlendirmeye alınmayacaktır.

49. Sayı için tema: “Kumar”
demlik@rihtimdergi.com

Detaylı bilgi için tıklayınız.