Böylelikle bir devrin sonuna geliyoruz Kandırıldık sanırım. Sarayda bir soytarı, güldürür durur ahaliyi Atlar şaha kalkar Şah, mata giden yolda dürzü Hangi oyundu bu ilk piyonların öldüğü? Yeşilin bir para rengi olarak anıldığı memlekette yaşıyorsanız eğer Ağaçlar ölmeliydi zaten kahrınızdan…
Rıhtım: Sayı 27
Dergimizin yirmi yedinci sayısı ile sizleri selamlıyor, keyifli okumalar diliyoruz. ÖYKÜ Islak Mavi Mektup – Burçin Mengütay Sabun Kışı – Dilay Özdemir Zamansızlar – Yılmaz Taşkın DEVAMLI ÖYKÜ – KÖŞE Her Şeyin Ölümü – Cemile Tarhan Mektup Tarifi – Serkan Üstündağ…
Kendimi Seninle Tamamladım
Bir sessizlik var Yalan yanlış her şeyi getirir akla Öyle ki düşünmek zor Öylesine tırmalayıcı bir sessizlik Yılların götürdüğü bir hayat bu. Biz, adını koyamadığım Ya da koymak istemediğim hayat gerçeklerinin Kurbanı olduk. Hiç ölür müydü bulutlar? Kan kırmızı boşalır…
İki İhtiyar Taşkın
Parmak izleri taşır milyon kamyon Sevgilere aracılık eder Hasret götürür Heyecan taşır, ağırlığı bir milyon ton. Yollar şahit, Emeğe, gidip gelişlere Saf sevgiye Yeniden sevmelere, Biraz da gidişlere. Siz hangi tarafındasınızdır şimdi aşkın? Biz arafında kalmışızdır, İki ihtiyar taşkın.
Rıhtım: Sayı 26
Dergimizin yirmi altıncı sayısı ile sizleri selamlıyor, keyifli okumalar diliyoruz. ÖYKÜ Kalıp İnsan Manifestosu – Barış Berberoğlu Papatya – Banu Düzgün DEVAMLI ÖYKÜ – KÖŞE Kitaba ve Okumaya Dair – Uğur Can Papatya Kültürü – Serkan Üstündağ Ve – Y. Canberk Tan DENEME Üç…
Üç Şehir Taşra
Şimdi bir yalnızlıktır, alıp başını giden. Giden tek başınadır yolunda, yalnızlıksa iki kişiliktir bazen. Ütopik mutluluklar geride kaldığında kapanır perde. Oyun biter. Böylelikle herkes gider. Sessizlik hakim olur. Sessizlik; dikta yönetimi, unutulmuş bir gezegende. Gün olur bazen, hafta olur, ay olur, yıl…
Birinci Sonbahar
Bir divaneyimdir şimdi, aşkınla yanıp tutuşan O gözler eskisi gibi bakmıyor ya! En çok da o yüzden gökyüzü olurum Ve… Toprak ıslanır. Varla yok arasında gidip geliyorsun, sevgilim Bir açıp bir kapatıyorsun kollarını Bu kaçıncı hüzün? Bu kaçıncı özleyişim yollarını.…
Güzden Yollar
Güz akar, güz döner. Dağlar aşılır, Kilometreler her yaşanmışlıktan bir iz taşır. Ömür katılır yollara, Yollar kimi zaman tek kişilik bir alabora. Umutlar tükenir, yüz üstü bırakılır tonla kelime Sözler unutulacak bir süreliğine. Umutlar yeşermeden evvel yazılacak deftere “Gitme, kal, yalan…