Gözlerini kısıp tepesinde dönen
kuşlara bakıyordu çocuk. Güneşten acısa da bakışları, yüreği korkudan çırpınsa
da eğmiyordu başını yere. Gökteki mavilik bulaşıyordu gözlerine. Kuşlar dans
ederek çoğalıyor, çoğaldıkça coşuyorlardı. Güneş battı batacak, annesi onu
içeriye aldı alacaktı. "Biraz daha, biraz daha kalayım." diyordu içinden.
Kuşların çığlığı çocuğun içindeki ırmaklara karışıyordu. Güneş artık son
demlerindeydi bu topraklarda. Başka diyarları aydınlatmak için gittiğini
bilemezdi çocuk. Kuşlar çizgi hâlinde yok oluyorlardı. Son kuş sırası da
gittiğinde annesi seslenmişti ona. Geliyorum, dedi. Kuşları da anneleri çağırdı;
yemeklerini yiyecekler, sonra da uyuyacaklar. Güneş görününce gelecekler yine
buraya.
Buraya kadar geldiyseniz
Yazı hakkındaki izinizi bırakın
%0
Yorum bırak