Bavul
…annemlerin odasından gelen seslerle uyandım. Odaya gittiğimde annem ağlıyordu. İki yanında babaannemle babam oturuyordu. “Annen biraz hastalandı,” dedi babami “Hadi sen doğru yatağına!” “Annemi iyileştir Allah’ım…” diye dua ederk…
8 kullanım · 7 yazı
…annemlerin odasından gelen seslerle uyandım. Odaya gittiğimde annem ağlıyordu. İki yanında babaannemle babam oturuyordu. “Annen biraz hastalandı,” dedi babami “Hadi sen doğru yatağına!” “Annemi iyileştir Allah’ım…” diye dua ederk…
…esten ve insan yığınından uzak, hoş bir yer istemeye itmiş, bunun için aylık ödeyebileceğim miktarın yalnızca otuz beş kâğıt olduğunu çekinerek söyleyebilmiştim. Bu zamanlarda aylık otuz beş kâğıda değil ev, ufak bir kulübe…
…i kendini bırakıvermişti sıradanlığın içine; denizdeki balık, havadaki martı, kıyıdaki köpek gibi. Az ileride otlayan ineğin bıraktığı bok gibi. Geçmişten bugüne getirmeye lâyık gördüğü tek şey sandalının adıydı: Rıfkı.
…-benim kurabiye kavanozumdan bir kurabiye, çikolatalı, dev çatlak kurabiyeler; en çok kızımın sevdiği- geldi oturdu karşıma. Kahveleri komodinin üstüne koydu. Gülümsüyor. Sıcak kahveler cilada rakı beyazı iz yapacak. Kurabiye…
…a, kötü bir kokuyla baş etmek zorunda kalacaklar. Onları hırpalayarak, zorla uçağa bindiren üç adam önlerinde oturuyor. Uzun bir süre açık ağızları, göbekleri ile senkronize hareket ederek, kısık gözlerine eşlik ediyor. (“Fazlas…
…i dışı parkta Işıksız, fayans koyda Diş sesi, ilik sesinde Dağınık kalsın, kırık tarağı tarama Yalnız, üzülme ota çakılı atlara Her beldede demirler dövülür Sarhoş üzümler serilir çöplere Atlayıp gidelim tütün kâğıtlı aygır…
…etini ağabeyine uzattı. Baran bir tutam döktü avucuna. İkisinin de ağzı, elleri boya içindeydi şimdi. Üzerine oturdukları taştan, pantolonlarına yayılan ıslaklık büyüyordu. Baran hapşırdı. Ablası tencereyi karıştırırken, "Vallaha h…
…. Her gün geliyor ama aynı miktarda su veriyordu. Mezar taşlarıyla o zaman konuşmaya başladı. Saatlerce orada oturduğu, konuştuğu olmuştu. Garip olan kendi kendine konuşuyormuş gibi hissetmemesiydi. Zihni çok doluydu her zaman…
…şeyleri özlediğinin farkında ama o şeyin ne olduğunu bulamıyor. Belki "o" diyor ve belki de "bu". Zihnimizin otonom savunma sistemlerine ayrı bir hayranlıkla bakmaktayım. Birçok şeyi birçok kez kaybeden biri, artık hiçbir şey…
…Durun, içeri girsin babanız önce, diyor Gülseren. Elimdeki poşetleri alıyor. Bir saate hepimiz akşam yemeğine oturuyoruz. Babamın üçüncü ölüm yıldönümü olduğunu hatırlamıyor Gülseren. Hatırlatmıyorum. Tıpkı en nefret ettiğim isme…