…e başladım. O koştukça koştu; ben, o koştukça uçtum. Sonundaysa boş bir bankın en sağına oturdu. Ben de hemen önünde çakıllara kondum. Bomboş bankta, sanki sıkışmışçasına oturuyordu. Kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu. Ka…
…ceğe? İnsanlar yürürken geçmişlerini de taşırlar çevrelerinde. Işığa yürümek geçmişe sırt dönmektir; gölgeniz önünüze düşüyorsa, ışığınıza sırtınızı dönmüşsünüz demektir. Ne kadar yürüyebilir insan bu şekilde hayat çizgisinde,…
…un? Bu neyin gizemi? Belindeki silah kabzası belirgin olsun diye sağa sola eğiliyordu. Adam, resmen gözümüzün önünde jimnastik hareketleri yapmaya başlamıştı. Bu apaçık gözdağıydı ve durumu bizzat üstüme alınmıştım. Buz gibi o…
…ilirsin; fakat bunun hangi gün olacağını öğrenmek bambaşkadır. Onlarla yeterince zaman geçirmezsin çünkü daha önünde çok uzun bir zaman olduğunu düşünürsün; ancak yoktur. Hangi ebeveyn çocuğunun onlardan önce öleceğini öğrenme…
…ığında kocasını tekrar tekrar azarlasa da aslında her gün çiçekleri seyretmek için erkenden kalkar pencerenin önüne otururdu. Kocası bir süre onu yalnız bırakır sonra elinde bir bardak çayla gelirdi. Sessizce bardağı bırakır,…
…ller yollayıp zihnin bu verileri imgeleştirmesini sağlayarak görüntülü konuşma ya da internet ortamını gözler önüne seriyordu. İnsanlar ışıklı lensler gibi parlayan gözbebekleriyle bilinçsizce yürürlerken yonganın rehberlik e…
…arkının sadece majör kısmını duyabilirken, minör tınılar da Mars’a ulaşır. Ve her gün yaptığı gibi, Dünya’nın önünde diz çöker, gitarını kucaklayıp serenadına başlar. Bugün de sallanıyor otobüs, Ben kollarımı bacaklarımı salmı…
…ğinde aklına işleyen başka bir sözü duydu, ‘’Ee keman tutmaya benzemez tabii’’. Hava kararınca hepsi arabanın önünde buluştular. Arabanın kaputunda cansız bıldırcınlar sıralanmıştı, mutlulukla onları tekrar tekrar sayıyorlardı…
…a da şükür…” -9- Babam başına gelecekleri biliyormuş meğer. Her ay olduğu gibi bir öğle vakti yine penceremin önündeki çiçeklerin toprağını değiştirirken anladım. O gün saksıları taze toprakla değiştirmek için aldığımda birinin…
…ginin içindeki duyguları saymaz. Ve bir savaşçının duyguları, önemli değildir artık. Çünkü ruh, bazen bedenin önünde siper olur yaşanan her şeye. Bazı savaşlardan kan da çıkmaz tabi. Kansız savaşlar ölülere değil, yaşayanlara…