Misafir
…ir daire kurmuştuk ki; yeme de yanında yat! Her gelenin bayıldığı yerlere kadar uzanan kocaman pencereleri ve önündeki küçük balkoncuklardaki saksılara diktiğimiz renk renk çiçekleri ile şirinlik muskası gibi bir ev işte… Canım…
1 kullanım · 1 yazı
…ir daire kurmuştuk ki; yeme de yanında yat! Her gelenin bayıldığı yerlere kadar uzanan kocaman pencereleri ve önündeki küçük balkoncuklardaki saksılara diktiğimiz renk renk çiçekleri ile şirinlik muskası gibi bir ev işte… Canım…
…bir köşeye sıkıştırılmış gibi duran tek kişilik masanın yanında minicik bir sandalye… Hemen çekiyor onu camın önüne. Yoldan akıp giden hayatları izliyor. Kimi solmuş, kimi güçlü rengârenk ışıklar arasından akıp giden hayatlar…
…bırakmıştı orta yere. İkisinin kafasında da “neden?” sorusu karşılığını bulamıyordu bir türlü. Beklenen sonun önündeki tek engel yüreklerine kök salan geçmişti. Onun da artık ne kadar ayak diretebileceği kuşkuluydu. Uzayan sessi…
…a ölmeye ihtiyacı vardı. "Bir elinde cımbız / bir elinde ayna / umurunda mı dünya" Işığı yanan evin kapısının önündeki yüksekliğe oturmuş, kafasını iki elinin arasına almış, cesaretini toplamaya çalışıyordu. Ya zile basacaktı ya…
…hım tuttu. Oh oldu. Kara bir yılan aldı canını benim yerime. Yoksa zaten ben aklım erdikçe büyüyen kasırgamın önünde seni sağ bırakmazdım… O babam olacak deyyusa da yazıklar olsun. Az mı yırtındım derdimi anlatmak için. Ruhum…
…. Dilimin ucuna gelip duran ama adı bir türlü dişlerimin arasından çıkmayan“……” Meydanı’ndaki Saat Kulesi’nin önünde, akşam altıda görüşecektik. Uzun bir yürüyüşün ardından, kulenin önüne son adımlarımı atmama karşın henüz gel…
…ahı olmayan huzur dolu günlerdi. Tekrardan sanki bir maktulün ölmesine saniyeler kala tüm hayatını gözlerinin önünden geçirmesi gibi ben de tüm birlikteliğimizi gözlerimin önünden umarsız bir slayt gösterisi gibi geçirdim. Tüm…
…di bir kere. Ama artık... Ben bencil değilim diyemiyordu. İyi bir insan olduğunu artık bir türlü göremiyordu. Önünde duran renkli vazoya baktı. Renkleri sevmezdi. Daha doğrusu açık renkleri sevmezdi. O asla pembeyi sevmemiş bi…
…ç yoktu. Eyvah! Havuç almak için markete uğraması lazımdı, şu trafikte bir bitmiyordu ki. Yeşil ışığın yanıp, önündeki arabaların stop lambalarının bir bir sönüp, yavaşça ilerlemelerini bekledi. Alelacele arabayı park edip mar…
…run altında parlayan tenine sarınmış yürüyordu Lamia. Ayakları kara değdikçe beyaz bir çarşaf gibi açılıyordu önünde geçmişin aynası. Mezarlar beliriyordu, karla kaplı toprağın yüzünde. Bir zamanlar onun beklediği gibi yaralar…